(Derinleşen Yaralar)
Bir kış akşamı, Galata’nın altındaki o loş meyhanelerde,
Duvardaki rutubet izini harita sanıp kaybolmaktır seni sevmek. Garsonun bıraktığı bayat ekmek kokusunda,
Sol yanım yaralı aslan
Sağ yanım gök mavisi
Gözlerime düşen sevdan
Kah yoldaş olup yolunda
Kah sırdaş olup koluna
Karanlık çökmeden çık gel
Patlamaya hazır
Mayın gibi parçala
Sonra şifalı ellerini
Bir melhem gibi sür yaralarıma
Belalı bu sevda, Adem’den miras,
Nesilden nesile, devredip gider.
Gönüle uğramaz, ne bahar ne yaz,
Ömrü peşisıra, sürüp de gider.
Kal gitme bu akşam vakti
Alnın akı okşasın geceyi
Kaldır kaşlarını yıkma.
Hadi can
Köroğlu gibi dağlarında iz sürdüm
Doruklarında kartallarla gördüm
Davar sığır güttüm kurt kovaladım
Sorumsuz kavgalarım oldu
Omuzunda heybe içinde kuzu
Ayağı çıplak çalmaz kavalı sazı
Baba ocağından içenler suyu
Çobanmı olurdu sadık emmi
Coşkûnî’yim, usta dergâhtan el aldım,
Gurbet ellerinde bahardan kaldım.
Sılamın o dertli bağından gül aldım,
Yüreği bir nâra verdim de geldim.
Zeytin karasına boyandı özüm,
Yüce dağlar engin ovalarda
Geçit vermeyen tüm yollarda
Büklüm büklüm çökünce hüzün
Yanar bağrın daralırsa göğsün
Karasını yırta yırta geldim
Daha söyleyemediğim sözler
Dokunamadığım yerler var
Heybem dolu yüküm ağır
Taşınmazlarım var istanbul




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum