(Oyun Havası)
Altındağ’dan aşağı,
Bağladım bel kuşağı.
Bura bebesi sevmez,
Gevşek olan uşağı!
Ankara yokuşu yordu mu seni?
Genç yaşta toprağa verdi mi seni?
Geride iki can, iki dal kaldı;
Felek düşünmeden vurdu mu seni?
Acının öyküsünü yazsam dizelere
Dizeler dile gelse anlatabilir mi
Sökülüp atılmış toprağından
Orak ile çekicin sabrını
Bağrıma örselenen çığlığa inat
Söylenmiş olsada son sözün
Feryadım yükselir sessiz geceden,
Adını düşürmem dertli heceden.
Kurtar bu canımı artık ecelden,
Kaderin elinde oyuncak oldum.
Yıkıldı duvarlar, altında kaldım,
Dağ taş şehir kasaba
Köy mezra demedim buldum
Geç buldum er kayıpettim
Kopardı yüreğimden kendini
Yollara sordum da cevap vermedi,
Gözümün yaşını kimse silmedi.
Gönül hasretinden murat almadı,
Köşe bucak her yan, aradım seni.
Şehir şehir kasaba kasaba
Aramak bulmak yıllar sonra
Kucaklamak hasreti sımsıkı
Uçsuz bucaksız dağ başında
Aradım seni her yerde, bulamadım izini,
Tozlu yollara sordum da, vermediler gizini.
Hangi dağın ardına, sakladın gül yüzünü
Yüreğimdeki sızı, dinmek bilmez kurbanım.
Ne sarıkta keramet, ne cüppede hikmet var,
Vicdanı kurumuşun, gönlünde bir gurbet var.
Gülzar’ın gelinliği, kefen oldu erkenden,
Sürmeli’nin ahında, bin yıllık bir hiddet var.
Bana ne bahardan, bana ne yazdan,
Bana ne sensiz doğan aydan ayazdan.
Güneş süzülse de her sabah camdan,
Ruhumun karası dağılmaz sensiz yar.




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum