Yozgat beyi çapnoğlu zamanı
Gelmiş geçmiş en büyük hoca
Bilge adam efendi ağa
Eskimeyen dostluklar
Ölmüş bir gözün çukurunda
Bin yıl hatırı sayılırdı
Yok yok sana olan bu hasretim
Şarkıyla türküyle geçecek gibi
Hiç değil kalbimde ki bu sızı
O bir çocuktu
Kendini tanıdığında
Bir yürek yükü rüzgardı
Estiği zaman
Estiği zaman doruklar da
Yağmur ile toprak olamadık
Rüzgar nereye biz oraya
Savrulduk yorulduk yordu
Bizi bu ayrılık
Çılgın tay gibi aşk
Çocukça düşler kurardım
Topraktı havaydı suydu aradığım o
Özgürlüğe özgürce koşan çocuktu
Gülüşü dağ yeli yaprak dökümü
Doruklar çırılçıplak gazel şimdi
Artık harmanlanmıyor harman yerin de
Sen sağanakların baharı
Sevdim seni ölesiye
Sardım damarımda ki kana
Bir kere
Nakışladım adını aklıma
Yine aldım kalemi elime
Yazam dedim yazamadım
Neredeyse unutmuşum
Kalem tutmayı tutmayı
Öyle ki siyah önlük
Saatlerim yıl oldu aylarım asır
Arılar ogul vermiyor anaç kısır
Yatağım toprak yorganım hasır
Bir dertli türküdür benim ömrüm
Madenin ocağı baraja daldı,
Deri fabrikası hüsrana kaldı.
İflasın haberi kapıyı çaldı,
Göç yolları bizden gençleri aldı;
Sokaklar sessizce maziye daldı.
Alıp yüreğine taşınmazlarını
Geçip giderken düşünemezsin
Belkide gittiğin yerde
Düşünür toprağını özlersin
İç çatışmaların başladığında




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum