Kısa kısa anlatılır künyesi
Bilinmez cumhuriyetten öncesi
Sivas yöresinden gelmiş kurucu
Adı ali fakı geniş sülalesi
Sonra bir kaç kabile göçer
Uzun bir vadi geniş bir alan
Gökten süzülüyor bin bir beyaz tül,
Uykuya daldı bak papatya ve gül.
Sustu bağrımızda şakıyan bülbül,
Dünyanın üstüne serildi bu kış.
Nerede bir güzel görsem
Sana benzeyen
Bir telaş bir heycan
Serçe yavrusu bir çırpınış
Aha tam şuramda
Benim hiç sapanım olmadı
Ne kuş vurdum
Ne birinin camını kırdım
Ama bağlarda üzüm
Bahçelerde erik yoldum
Ormanların sessizliğini sana benzettim
Sensiz geceleri oturup içtiğim
İki bardak demli çay birsi soğudu
Sonra bağırdım çağırdım karanlığa
Duyulmamış küfürler savurdum rüzgara
Yaşlı vapur gibi ayrıldım limanından
Vedalaşmak kolaymı kanayan yaradan
Bak gözlerime her şeyden vazgeçtimde
Hatıran birde sen çıkmıyorsun aklımdan
Beni kendin de tümleyen
Cesur atmaca yürekli
Sarısı buğday saçların
Vahşi ormanlar gibi
Bırak yıldızları yağsın
Çizemedim resmini Ankara
Oturdum düşündüm kara kara
Ne tutsaktım ne de özgür
Tükendim bittim çaresiz
Gece sessizliği çökünce başlıyor
Ötaçeden geçiyor sürü sürü yozlar
Bense çoban kavalından çıkan
Yanık ezgileri dinliyorum
Gökyüzü gittikçe maviye çalıyor
Yıldızları sağar gümüş tasına,
Geceyi bağlamış tül yazmasına.
Kimse varamaz ki hiç arkasına,
Yolu duman sarmış bir çoban kızı.




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum