Duyarmış meğer kör feyzinin kulağı
Dalaslan yapıtı bahçeye villa konağı
Suyu az ama akar tek başına pınarı
Elma armut olmuş toplarken gördüm
Ne zaman sevmiştik biz
Zamanın durgun yüzünü
Kaç yüz yıl sonra çıktı
Kara kaplı defterin
İlk sayfasına yazılmıştı
Sevda çölünde tutuşup yanmış
Suya hasret bir gül gibisin
Denizlerde ışıl ışıl yakamoz
Damarıma kandır gülüşlerin
Sevmelerime yasla başını
Adın Dilimde Bir Yara İzidir
Bir şehri terk etmek kolaydır da,
Birinin içinden taşınmak...
İşte o imkansız.
Ben her gece pencereleri sıkıca kapatıyorum,
Aldığım her nefes senden uzakta
Baktım resimde yokmuşun meğer
Acısı tatlısı mısra mısra yazsakta
Ben çoktan abayı yakmışım meğer
Efendi ağa hocaların da hocasıydı
Mulla ahmet mulla hüseyin dehasıydı
Eminin habibi yılların kahyasıydı
Tütmez bacalar ateşi küle dönmüş
Tersine akan nehir gibi
Ruh yorgun gönül yorgun
Özlemler güzel vedalar özel
Karanlıga ışık tutan şafakta
Dün gece harlı ateş gibiydin
Sanki kristalleri ermiş
Sol yanın kırgın çiçek
Amansız bir sızıdan
Telleri kopmuş bir sazın
Dalında yasak bir meyve gibisin
Dokunmak isteyip dokunamadığım
Koparmak isteyip koparamadığım
Söylemeye korktuğum sırlarım
Öyle asi öyle masum saklanmış ki
Hatırlarmısın geçen yılları
Sana uzanan ince narin
Sıcak elleri
Hani sen demiştin ya
Platonik bu aşk




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum