Soğuğa alışkın sürgün yüreğimiz
Zemheride bahardı geçmişimiz
Direncimiz gücümüz duruşumuz
Buz tutsa da hayallerimiz
İçimin çiçekleri boydan boya solgun
Kara bulut gibi göz üstü kaşların
Kurşun ağrısı gibi sol göğsünde
Ne garip ki ürkek çocuksu hevesin
Ne bir saat var şimdi ne de bir takvim
Seninle geçen her an kendi mevsiminde
Parmak izlerin kaldı unuttuğum kitabın
En sevdiğim sayfasının en derin yerinde
Başka hiç bir sevdaya düşmedim
Kendini aşkın temsilcisi sayan
Güzel kadınlar
Yargısız bir cehennem kurup
Alıp gittiler cenneti
Yarsiz durulmaz gurbet ellerde
Ahıyla vahıyla kalanın ağlasın
Seven sevdası düşmez dillerden
Akdağından esen yeller ağlasın
Hep sen mi aradın, hep sen mi sordun?
Ben de bulamadım yalan dünyada.
Menzile varmadan yolda mı durdun?
Ömrümü bir hiçe salan dünyada.
Başınyaylanın sabahına erkenden doğar
Güneş daha yamaca varmadan
Çamların arasından ince bir buğu yükselir göğe
O buğuda hem çocukluk hem gençlik kokar
Bir gün ansızın çöker akşama sessizlik
Dağların omzuna ince bir hüzün konar
Ormanın içinden geçer soluk bir rüzgâr
Sanki köyün eski bir hatırasını arar
Gizli yanları
Ne zaman köyü düşünsem
Bulutlar sancılanır
Gökyüzünde karın ağrısı
Döker sağnak bakışını
Toprağın tam alnına
Sanki bahtı karaymış
Çamın Taşa Yazdığı Şiir
Mesela; Yozgat’ın o sarı sıcağından kaçıp,
Kendini Akdağ’ın o serin, puslu nefesine bırakmaktır.
Burada rüzgâr, sadece toz taşımaz;




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum