Dallar usul usul eğilir taşa,
Yağmurun dilinden düşer bu destan.
Kaderde ne varsa gelirmiş başa,
Kul çıkıp gidemez çizilen hattan.
Bir elde kağıt bir elde kalem
Bazen gölgede bazen güneşte
Bazen de ayakta yürürken
Yüreğim demir eritirdi
Öpsem tutuşur bir yandan
Gözleri kahve karası,
Yürekte hicran yarası.
Gelmedi vuslat sırası,
Yaktı beni esmer güzeli.
Ah ulan ah seni benden ayıran
Beni diyardan diyara savuran
Gözü kör olsun şu yokluğunun
Şimdi
Ne kadar az görüşür konuşur olduk
Sustuğun zaman ayrılık başlıyor
İnce ince hüzün bulutlanıyor
Aşk ellerime uzaklaşıyor
Sen yoksun ben öyle üşüyorum
Söküp atasım var ruhumu bu beton yığından,
Ankara’nın ayazı değil, hissizliği üşütür.
Yüksek binalar kesti güneşin yolunu çoktan,
Gökyüzü burada daracık, bir avuç kül görünür.
Kayıp düşler bırakıp gitmiş
Bakmadan ardına gözleri
Sel sağanak dökmüş yüreğine
Kıraçları yeşermez ölü şimdi
Yılda bir kez öpmediğim
Bizden önce de buradaydı
Aladay söğütcük başın yayla
Bizden sonrada olacak
Her yanı ateşten bir köz
Üstünde koca bir dağ
Kapansın kapılar, yersiz kalasın,
Ektiğin dertleri bir bir biçesin.
Dilerim her nefes beni anasın,
Gençliğimi benden çaldığın için.
Güneşin doğmasın, günün olmasın,
Gülüşün kar gibi beyaz
Sen gülki erisin buzlar
Su akar yol bulur deniz olur
Ser uykularını kar üstüne
İçinin acıları donsun




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum