Göçmen teknelerinin
mor kurdelesi yoktur,
ama kadın yüklüdür;
gider denizin görünmezinden.
Göçmen tekneleri beşik değildir,
Sevmişsin!
Bir yerlere varmışsın, adı sanı yok.
Canın yük olmuş sana.
Dalıp gitme efkara; bu mevsimde aşk sokulgan değil, hepsi bu.
Bu hüzün, bu sancı geçer.
Ömrümüz, acılarımız kadar uzun ve mutlu anlarımızdan ibarettir.
elinde iğne,
önünde gergef
ne vakit yıldızları görsem
maharetine şaşarım.
ne vakit içimden geçsen,
Bu dipsiz gece öldürüyor beni.
Saçın gibi,
Yüzün gibi,
Gözün gibi,
İçimdeki sen gibi.
Değişerek yürüdüm bu yolları,
sınırına dayandı ömrüm.
Kaçtığım yok kasvetinden kavganın,
ölüm de kabulüm.
Demir paslanır,
ağaç çürür,
çocukluğumu vermediler,
çaldım.
gençliğimi
zulmün üstüne saldım.
geldim altmış üç yaşına...
her şey,
kendi içinden zıddını yaratır
ve kavga başlar —
yavaş ama kararlı.
başka şeylerden gelip
Babasının yoksulluğunu bilen çocuğun
"Çikolata ister misin?" teklifine,
"Aç değilim baba!" demesi gibi isteksizdi gidişim.
Sevgin kıt,
ve savurganlık lüksüm olmamıştı benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!