Seslenme ardımdan çocuk!
bulduğun benim terk etiyimdir.
Benden düştü o murabağa yürek
senin olsun,
al ve git.
Ama bana oyunlar yolla hasretinden,
hayata aktık
aşk diye
sevgi diye
yaşadık
tıka basa tohum
tıka basa neşe
Geceye yaslandım adınla
Kelimeler sustu dudağımda.
Seni düşündüm yeniden,
Seni bir de dönmeyen zamanı...
Dört gündür
Müjdeci akıyor kuşlar sonbahara
Gölgeler inceliyor, kışa gebe günlerimiz
Şimdilik dönmeyiver
Yollar şafak vakti daha güzeldir baharda
Ne var acaba ceplerinde babamın,
Kanıyor işte Allah'ın belası!
Kanıyor ölümüne…
Yüreğe tampon mu vurulur?
Nesini saklayacaksın bu öfkenin?
Damar mı dayanır
Bu beynini dinamitleyen öfke patlamalarına?
Şimdi mevsim yaz.
Dudakların tuzlu,
asmalarda üzüm salkımlarını andıran siyah gözlerin dalgın,
hudut boyları gibi ıssız tenin beni tenhalara çağırmaktadır.
Gözlerini gözlerimden sakınarak
göç ediyor kelimeler
söze gelen bakışlarında
tenhalaştı parça parça ortalık
bir sarılma arzusu
gelip çattı
yüreğimin orta yerine mavzerini
AŞKIN ONTOLOJİSİ VE MÜLKİYET ELEŞTİRİSİ: RASYONALİTEYİ AŞAN BİR VAROLUŞ HALİ
Aşkın Ontolojik Temelleri Ve Mülkiyetle Çatışması
1. Aşkın Ontolojik Temeli: Sevgi Birikiminin Nitelik Kazanması
Sokaklar oynamak içindir çocuklar,
Çalışmak için değil.
Tüm yollar ve parklar oyun yeridir.
Açın perdelerinizi,
Tüm sokaklar piyesinize hazır.
Çoğu kez
sessizdir sohbetler özlenenle.
Özlem konuştuğunda örneğin,
işte o an
uzamış özlemine hürmeten
dokun, okşa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!