Kızım,
her zaman sıkılı yumruklarla çık hayatın karşısına.
Kaçamak dövüşme hiç,
ömür geçsin kan revan,
sen kendin yaz alın yazını.
Ne düşene bak,
Gözlerin, her yolculuğumu önceden bilen eski bir han.
Sana çıkıyor yolum, hangi patikaya sapsam.
Her varışımda, gecenin son karanlığını çözen
bir sabah düşer gerdanına.
Çocukluğum uzakta durur,
dargınız onunla.
Çocukluğum kısa patika;
ürkek,
korkak
ve kaybolarak yürüdüğüm;
Şarkılarda yüzünü arayan seyyahım,
besteler diziyorum anılarda gezinen sözlerine.
Bir düş eşlik ediyor şehvetli ıslığıyla;
sesim sürtünüyor sesine.
Ne zaman ki bir yerde şarkı biter,
Ay uyur.
Ağlarsın…
Dağ taş, börtü böcek, yel...
Yüreğe dokunan her hal incitir seni.
Dağlar çiçeklenir gözyaşlarına.
Küllenmez özlemlerin.
Issızlara düştüm yine;
gönlüm firarda,
gökkuşağında yoldayım şimdi.
Görünsem,
kuşlar dahi verecek katillerime beni.
Sesi kısıldı sazlarımın,
çağrılarım tükendi.
Ne cevabı geldi,
ne çağrılarım ulaştı ona.
Ruhum bezdi, bezecek.
benim yarım bıraktığım yerden
kanat tozu silkelenmemiş kelebek kurusu getir
koşuşturmalar getir
gizlenmiş yorgunluklardan
sevdalı ama sevdadan kaçan
biraz da ihanet
Sen ayrılıklara el sallamışsın,
yalnızlıklara.
Suskuluğa rağbet etmedin hiçbir zaman;
hep ağız dolusu söyledin sözlerini,
kadir kıymet bilirsin.
hayata aktık
aşk diye
sevgi diye
yaşadık
tıka basa tohum
tıka basa neşe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!