İnsanoğlunun müziğine hayranım,
dansına da...
Düşmanının önünde başı dik duruşuna,
sevgilisinin önünde diz çöküşüne hayranım..
Affederken içten içe kanayışına,
Işıdı bayırlar,
tomurcuk gerdanında İlkbahar.
Gidenler
neyim varsa alıp gittiler.
Hangi çiçek verir rengini bilmem.
Hangi ateş sıcaklığında tenin?
Hoş geldin cennetim.
Sefalar getirdin cehennemim.
Akşamdaki huzur,
günün sana doymuşluğudur.
Kızılı, içine sindiğin zamanın
doğaya ödülüdür.
Nar çiçeklerini döktükten sonra,
güz'de güz kalmadı
Göçtü yaban kazları…
ak mukallit, kum kuşu,
su çulluğu, küçük çıvgın…
İkramı seven bir halkın çocuğuyum ben esirgemem gözyaşlarımı hiç bir acıdan.
Bu işin aması yok.
İnsandan umudunu kesmeyeceksin.
Güvensizlik oradaysa, güven de burada — "Hodri meydan!" diyeceksin.
Arabaya bindiğinde şoföre,
uçağa bindiğinde pilota,
Diyorlar ki;
"Önemli olan insan olmak."
Ama bu dünyanın her yerinde de insan olunmaz ki!
At olunur bozkırlarda,
Ağaç olunur ormanlarda,
Bu hayatta bir kalbin varsa,
Sessizliğinle,
uykusuzluğunla bedelini ödersin.
Kalbin varsa
Bir bakışa yenilir,
Haydi be İstanbul, yaza ver kendini!
Kaldır başını Boğaz'dan, rüzgârı sal saçlarına, bir martı gibi çığlık çığlığa özgür bırak kendini…
Tramvay rayında gül koksun anılar. Galata biraz serseri olsun, biraz da âşık…
Simitçinin sesi karışsın çocuk kahkahasına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!