Sadık Kocabaş Şiirleri - Şair Sadık Kocabaş

Sadık Kocabaş

ELEST YOLCUSU
Elest meclisinden gelen ey canlar
Bizim de payımıza yanmak mı düştü?
Sizin gönlünüze saraylar hanlar
Bizim gönlümüze yunmak mı düştü?

Devamını Oku
Sadık Kocabaş

TUT ELLERİMDEN
Başıma gelirse bin türlü bela,
Sende eller gibi okuma sela.
Gönül sarayımı etme kerbela,
Düşersem sevdaya ellerimden tut.

Devamını Oku
Sadık Kocabaş

EMANET YÜK
Kimim ben bu darda, soran olur mu?
Garip bir hamalım, duran olur mu?
Sırtımdaki yükü hayra yoran olur mu?
Günü dert içine kattım, ağladım.

Devamını Oku
Sadık Kocabaş

Evladım diyerek gövdemi gerdim,
Ömrümü onlara bir halı serdim,
Varımı yoğumu önüne verdim,
Meğerse babanın değeri yokmuş,
Anladım bu evin ederi yokmuş.

Devamını Oku
Sadık Kocabaş

Emeklinin Feryadı

Alın teri döktük bunca yıl boşa,
Gözyaşı karıştı ekmeğe, aşa.
Kaderi terk ettik zalim bir kışa,
Yüzümüz gülmüyor, daha ne deyim?

Devamını Oku
Sadık Kocabaş

REVA MI SANA BU ZULÜM EMEKLİ
Aldandın deseler bir avuç mülke,
Gördün mü halini, uyan emekli!
Feryat figan eder koca bir ülke,
Kalmadı mı sende iz'an emekli?

Devamını Oku
Sadık Kocabaş


Ah, ah... Nerden başlasam, nasıl anlatsam?
Sığdırabilir miyim acaba sizi sayfalara, cümlelere, sözcüklere?
İhanet mi etmiş olurum yoksa, çektiğiniz onca ikiyüzlülüklere?
Baban yapmasaydı o utanılacak evliliği,
Gider miydi dört çocuğunun anası ellere?

Devamını Oku
Sadık Kocabaş



Nehirler akarken aynı denize dökülmekten yorulur mu hiç?
Gökyüzü, yıldızları her gece aynı karanlık sırda saklamaktan.
Ömrümce sürecek bir doğruluğa bağlanmaksa muradın,
Dizginleri elinden bırak, rüzgâra yasla sırtını.

Devamını Oku
Sadık Kocabaş


Kınalı saçına sürmeli kaşına
İncecik beline yazmalı başına
Ya varmış varmamış yirmili yaşına
Endamına kurban olam güzelim

Devamını Oku
Sadık Kocabaş

EN İYİ ARKADAŞIM: ANNEM
Elimi tutunca dünyalar benim,
Korkularım biter seninle annem.
Seninle şenlenir bütün bedenim,
Huzurum, sevincim canımsın annem.

Devamını Oku