ELEST YOLCUSU
Elest meclisinden gelen ey canlar
Bizim de payımıza yanmak mı düştü?
Sizin gönlünüze saraylar hanlar
Bizim gönlümüze yunmak mı düştü?
TUT ELLERİMDEN
Başıma gelirse bin türlü bela,
Sende eller gibi okuma sela.
Gönül sarayımı etme kerbela,
Düşersem sevdaya ellerimden tut.
EMANET YÜK
Kimim ben bu darda, soran olur mu?
Garip bir hamalım, duran olur mu?
Sırtımdaki yükü hayra yoran olur mu?
Günü dert içine kattım, ağladım.
Evladım diyerek gövdemi gerdim,
Ömrümü onlara bir halı serdim,
Varımı yoğumu önüne verdim,
Meğerse babanın değeri yokmuş,
Anladım bu evin ederi yokmuş.
Emeklinin Feryadı
Alın teri döktük bunca yıl boşa,
Gözyaşı karıştı ekmeğe, aşa.
Kaderi terk ettik zalim bir kışa,
Yüzümüz gülmüyor, daha ne deyim?
REVA MI SANA BU ZULÜM EMEKLİ
Aldandın deseler bir avuç mülke,
Gördün mü halini, uyan emekli!
Feryat figan eder koca bir ülke,
Kalmadı mı sende iz'an emekli?
Ah, ah... Nerden başlasam, nasıl anlatsam?
Sığdırabilir miyim acaba sizi sayfalara, cümlelere, sözcüklere?
İhanet mi etmiş olurum yoksa, çektiğiniz onca ikiyüzlülüklere?
Baban yapmasaydı o utanılacak evliliği,
Gider miydi dört çocuğunun anası ellere?
Nehirler akarken aynı denize dökülmekten yorulur mu hiç?
Gökyüzü, yıldızları her gece aynı karanlık sırda saklamaktan.
Ömrümce sürecek bir doğruluğa bağlanmaksa muradın,
Dizginleri elinden bırak, rüzgâra yasla sırtını.
Kınalı saçına sürmeli kaşına
İncecik beline yazmalı başına
Ya varmış varmamış yirmili yaşına
Endamına kurban olam güzelim
EN İYİ ARKADAŞIM: ANNEM
Elimi tutunca dünyalar benim,
Korkularım biter seninle annem.
Seninle şenlenir bütün bedenim,
Huzurum, sevincim canımsın annem.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!