Hoşça kal demek ayrılığın belirtisi,
Görüşürüz demek geleceğin fısıltısı.
Uzak ufuklarda solarken bir yaz akşamı,
Bir elveda düşer sessizce dudaklardan.
Anılar birer birer çekilirken perdeden,
Gözlerde yaşlar, kalpte ince bir sızı.
Hubyar Sultan’ın Nur Odası
Şah Ali aşkıyla yola düşenler,
Hasan’la Hüseyin diye pişenler.
Zeynel’in nurunda Hakk'a erenler,
Elinde çiçekler sakalı buz tuttu.
Hü diyelim Ali gibi merde biz,
Düşenin elinden tutan elde biz.
Hakikat yolunda, darda, zorda biz,
Daima gerçeği gördük efendim.
Suçsuzun boynuna urgan vurulmaz,
Huzura gelmişim boynum büküktür
Hükmün neyse buyur Keçeci Baba
Gönlümün sarayı zaten yıkıktır
İster as ister vur Keçeci Baba
Mürşit hakkıdır, vursun ne çıkar
Hünkar'a Hasret
Ey Hünkar Hacı Bektaş, yoluna düşüp varamadım,
Bir garip ozanım ben, dergahına yüz süremedim.
Menziline gözüm düşer, gönlüm tutuşur her an,
Kapından içeri girmek, ne büyük bir arzu, ne yaman!
Uzaklardan seslenirim, yanar içimde bir köz,
Hünkar’a Sitem
Dört koldan sardılar yolu yordamı,
Duymazsan kapına bir daha gelmem.
Yezitler bozarken bunca erkanı,
Vurmazsan kapına bir daha gelmem.
HÜNKÂR EŞİĞİ
Sevda ateşine yandım yanalı,
Gel dersin de gelmez miyim Hünkârım?
Aşkın kapısına kondu konalı,
Gül dersin de gülmez miyim Hünkârım?
Yedi yıl eşiğinde hikmet bekledim
Gül yüzünü bir kez görürüm diye
Çaresiz derdime dertler ekledim
Hünkarım dergahında ölürüm diye
Uğruna yoluna başımı koydum
Kırk beş yıl dolandım gurbet ellerde,
Diyar yollarında rızkın peşinde.
Nazar’ın ateşi tüter döşümde,
Gönül sızısını yaz dedi bana.
Gençlikte rüzgarla savruldum durdum,
💔 Hüzünlü Yolculuk
Nice yokuşu vardır insanın yolu,
Kimi kalbi bomboş, kiminin dolu.
Kimi arar durur dertlerin kulu,
Kimi gölgelere sinmiş gizlenir gider.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!