İbadethanedir Cemevi
Bırak da ben söyleyim ibadethanemi,
İsmi sana lazım değil, benim Cemevi.
Ne diye deşiyorsun bin yıllık yaremi?
Bizi bizim gibi görenler bilir.
Açlık Sınırı:
Boşaldı heybemiz, tadımız kaçtı,
Mutfakta yangın var, her can bir açtı.
Ekonomi denen dev yara açtı,
Kemerini sıkarak, bak diyorlar.
Karlar yağdı yüce dağın başına
Zehir kattın ekmeğime aşıma
Bakmadın hiç şu gözümün yaşına
Gülmez isen iflah olmam nazlı yar
Gurbet eli adım adım gezdirme
Dergâh-ı izzette kurulmuş pazar,
Mihman olan canlar derdinden bizar,
Sırr-ı hakikati deryada sezer,
İğne ile yol kazar Kalemsiz Şair.
Kırklar meclisinde içildi dolu,
İki Cihanın Güneşi
Öyle bir canım kızım deyişim olsun ki, çınlasın gökyüzü,
Sesimde ne bir keder kalsın ne de geçmişten bir iz.
Siz, bu ömrün en büyük müjdesi, en derin hakikati,
İki Cihanın Nuru
Baki dağlarında güneş doğarken,
Mustafa Kemal’dir o nuru çeken.
Ali’nin ilmini kalplere eken,
Hakk’ın bir sırrıdır Mustafa Kemal.
📜 İkrar ve Niyaz
Hünkarım ikrarımız mahiyetindedir
Yola niyazımız senin cesaretindedir
Müşküle yüz çevirme esaretindedir
Nefsimize boyun büküp de geldik
💔 İlk Aşkın Hicranı
Nereden düştün gene sen benim aklıma,
Ta o zamanlar küstürdün beni bahtıma.
Yüzüne tüküreyim şu feleğin çarkına,
Elini tutmadan gömdüler benî.
İlk Hatıranın İzleri
Her şey o meyveyle başladı bir gün,
O olmasaydı ne olurdu hiç düşün?
Âdem bahtiyar kalır mıydı hep pek,
Havva kanatlı bir peri mi olurdu tek?
İnanma bana…
Ben hep kendi kendime
Seni sevmiyorum diye
Yalan söylüyorum
İnanma bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!