ÖZÜNDEKİ GURBET
Susmak iyileştirmez, içten içe çürütür,
Dilsiz kalan her acı, ruhu nâra yürütür.
Yaranın merhemi yok, sızısını sen duyarsın,
Sessizlik deryasında, umudunu kurutur.
Seni senden almışsa, o amansız her neyse,
Yabancılaşır insan, şu koskoca nefesle.
Kendi özüne sürgün, kendi teninde hapis,
Yaşanır mı bu ömür, böyle boğucu sesle?
Köşe bucak kaçarsın, gözyaşın görünmesin,
Kimse senin halini, gizli derdin bilmesin.
Tenha kuytularında, kendi enkazını topla,
Yeter ki sahte yüzler, yaşını silmesin.
Yakın bir gurbetçisin, mesafeler içinde,
Uzak bir hasret yatar, binbir türlü biçimde.
Kalemsiz Şair der, özden uzağa düşme,
Kaybolup gidersin sen, bu hicranın göçünde.
Ne yana dönsen gurbet, ne yana baksan elem,
Kağıt bile küsmüşse, neylesin buna kalem?
Kendi göğüs kafesin, en büyük zindanındır,
Seni anlamaz ise, şu koca sağır alem.
Kayıt Tarihi : 20.04.2026 09:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!