Sen gittin, zaman kaydı aklımdan
Birbirine dolandı yıllar
Kaç mevsimi vardı ömrün
Hangi renkti bayramlar
Ve hangi tarihe denk gelirdi özel günler
Bilmiyordum anneciğim
Bir kadın daha vuruldu köşebaşında
Bir anne daha koparıldı yavrusundan
Anasından, babasından, kardeşinden
Henüz mürekkebi kurumamıştı attığı imzanın
“Ölmekten değil, sizi bir daha görememekten korkuyorum
Bu yüzden de, biraz daha yaşamak istiyorum” derdin annem.
Biliyor musun, bugün ayın onsekizi, tam sekiz ay oldu, acıyı büyüttüğüm...
Gel kardeşim, gel de bahçeye inelim karlar erimeden
Kartopu oynayalım, kardan adam yapalım
Çocuk olalım kısa bir zaman diliminde, bir rüyaya yatalım
Kahkahalar atalım, oynayıp, zıplayalım, dünyalar bizim olsun
Varsayalım ki hayat çok güzel, insanların ruhları çiçek bahçesi
Yağmur yağıyor diyordu
Bereket kabul edin öğretmenim
Bulutlar yere iniyor, ağlıyor gökyüzü
Çocuklar namlunun ucunda ondan öğretmenim
Kesilirse kurşun sesleri, diner gözyaşları
Gün oldu karanlıkta kaldık
Işık bekledik dağların arkasından
Gün oldu aç kaldık, susuz kaldık
Sofrada yemek, bardakta su bekledik
Hastalandık derman bekledik...
Toprak serpme, biraz da güneş tut
Gözlerimden nem çekilsin dedim
Karanlığım, karanlıkla sınanmış
Kıştan kalan bir soğukla her yanım üşüyor anne dedim
Ama bu yolda üşümek de, yanmak da var dediler
O zaman yanayım, bu vatan benim
Beden yaşlanmış, sözler yorulmuştu
Bugün dün değildi, hayat değişmişti
Aynı güneşle ısınmıyordu artık dünya
Ne düş o eski düş, ne sevgi o eski sevgiydi
Dünyama Dönüyorum Hasretin Kucağımda Annem
Sen gittin diktiğin çiçek saksıda
Ben pencere önünde asılı kaldım
Balkona küstü, uçup gitti kuşlar
Saksı çiçeksiz, ben sensiz, gece yıldızsız
Şairi unutulmuş bir şiir gibiydim, ne heceydim, ne de nesir
Annemin ilkiydim, onyedisinde kucağında
O, genç bir kızın hikayesindeki küçük gelin
Ben, bir çocuğun masalındaki oyuncak bebek...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!