Hep uçmak istedim, uçmak
Köyümün güzelliklerinde
Soluksuz, duraksız kanat çırpmak...
Göçmen kuşlar misali,
Uzaklara, çok uzaklara
Süzülüp gitmek,
Ey! selamımı kestiğim
Unutmak istediğim sen;
Düşlerimdeki giz.
Yine dolaşmışsın belli,
Altın sarısı başaklarımda,
Yol yol.
Kocaman bir evde, yerini bulamamış
Ne işe yaradığı bilinmeyen, modası geçmiş
Ve birbirine aykırı düşmüş eşyalar gibi
İki yalnız kalbi zorluyorduk atmaya
Dört oda, bir salonda bir arada tutmaya...
Bir günlüğüne ben ol, benim gözlerimden bak hayata
Benim ayaklarımla tırman yokuşu
Benim kalbimle sev insanı ve benim vicdanımla sar yarayı...
Gurur bilme cebindeki parayı
Ölmeden tanı cenneti, cehennemi
Sen de Allah’ın kulu, ben de...
Büyüdüm!
Ben de sen kadar oldum ey koca yalnızlık
Gözlerini aç da bak biraz,umudum ne kadar kırık
Yorgun omzumdaki yük ne kadar büyük
Sessizlik ne kadar derin...
Aşk! ..
Kendine fazla güvenme
Ben ne dersem o olur deme
Sırtımı dönerim birden
Karanlık olur evren...
1881’in sevinci, Atatürk’ün Doğuşu
10 Kasım’ın Gözyaşı, sonsuzluğun hüznü
Hiç bitmiyecek sevginin, saygının meşalesi
Adını dünyaya yazdırmış ölümsüz lideri
Türkiye’nin dehası,Türk’ün damarlarındaki asil kanı
Gün öldü gözlerimde biliyor musun dostum
Sararıp düşeceğim her ayın altısında
Kuru bir sonbahar yaprağı gibi daldan
Ve yandıkça yanacak canım toprağın her intiltisinde...
İşte bugün Altı Mart, yarın Altı Nisan
Ey Atatürk’ün Koca Yürekli Askeri
Türkiye Cumhuriyeti’nin Güzel Evladı
Henüz çiçeklenmişti gönlünde bahar
İçinde umut, aklında zafer, inanç ve gurur
Soğuk bir kış gününde, vatan için çıktın yola
Attın adımını karlı dağlara, buz tutmuş kayalara
Günlerdir göremiyorum seni annem nerdesin, nerdesin?..
Yokluğunla bin ölüyor, bir diriliyorum
Her rüzgarda başım önüme düşüyor, savruluyorum
Gözlerimde yaş sensizlikle sınanıyorum
Ve öyle kararıyor ki dünyam kendime el oluyorum annem...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!