Bir Silvanli Wardi
Gözleri Kanli yaşlı gözlerle bakardı dünyaya
Ne Seveni belli nede sevdiği
Yanan yüreğinin acısıyla yazardı
Gürbet Sokaklarıda
Üflesem Dünyanın acısı bitermi
Ha dostlar yada haykirsam
Şu silvanin Dağları duyar mı?
Sesimi bilmiyorum
Umutlarım Paramparça olmuş
Şu Dünyada Nere Gitsem
Bende bilmiyorum
Bir Pışo emo wardi dağ bayır demez
Sokak sokak gezerdik Dağların doruklarında
Ey benim Can Kardeşim
Yanlızım deme
Yanlız olan kaderimizdir
Bahtımızdır
Belki..!
Bir multeciyim "YÜREĞİNE" sığınan..
Belki faili malum ayrılıklar dan kaçan Firari..!
Gözlerine tutsak olduğum dan beri...
Kimliksizim...✌✌
↕
Küçük bir çocuğun
Şaşkınlığı var üzerimde hala
Savaşa
Nefrete
Ölüme
Alışamadım
Amed surlarında fermanım asılır,
Gabar'da vurulur karanfiller,
İhanete esir düşer Bedirhan,
Seyit Rıza darağacında,
Haykırış olurum zulmün yüzüne,
Botanda Zine olur sevdiğim,
Seninle ilgili hiçbir şey duymak istemiyorum,
Çünkü her haberin içimde başka bir şeyi öldürüyor.
Bir zamanlar adını duyunca gülen kalbim,
Şimdi sessizce başını eğip susuyor.
Sana inanmıştım...
En nefret ettiğim 3 insan çeşidi; 1- Değer verdikten sonra değişenler. 2- Kendini bi şey sananlar. 3- İçten pazarlıklılar.
Benden nefret et ama başkasına sarılma!
Ne kadar iyi bir insan olduğunun pek önemi yok, nasıl olsa ilk hatanda en kötü insan sen olacaksın.
Vicdan sustuğunda, akıl en tehlikeli oyunları oynamaya başlar.
Yol karardığında elveda diyen kişi haindir.
Geçmişe dönmenin bir anlamı yok. Çünkü geçmişteki ben ve şimdiki sen bambaşka iki insandır.
MEZOPOTAMYA'NIN ÇOCUĞUNA VASİYET
Bağlanmayacaksın ey Dicle'nin kıyısında büyüyen çocuk...
Çünkü senden çok önce de akıyordu bu nehir.
Bağlanmayacaksın sahte bir gülüşe,
Çöl ortasında serap gibi parlayan
Yalan sevdalara.
Timsah gözyaşlarına kanmayacaksın,
Çünkü bilirsin,
Hiçbir hayal seni kurmaya yetmiyor.
Yanlızlıkla sağırlaşmış,
kalbimde bir iz var hep
Beni sana kavuşturacak
Duygular içinde yapayanlız bakıyorum güneşe
Birgün gelecek biliyorum
Ben deliyim…
Yorgun ve yalnızım kaldırımlara misafirim…
Gecenin gözleri üzerimde.
Denizin ortasında küçük bir
adayım, yüzme bilmem…
Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme,
Ben deliyim…
Yorgun, yalnız ve yaralıyım.
Silvan’ın rüzgârı bilir beni, Dicle’nin suyu tanır sesimi.
Kaldırımlara misafirim, taşlar bile anlar adımlarımın ağırlığını.
Gecenin gözleri üzerimde,
bir lamba sönse, bir gölge uzasa korkmam, çünkü ben karanlığa doğmuş bir çocuğum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!