Eşkıya aşklar yaşarım
Bir güneşin kızıllığında bulurum gözlerini
Sevdalanırım dağlarına
Ben seninle ölmeye geldım
Yaşamaya geldim umutlarımı
Tut ellerimden sevdam
Gökyüzüne uzanırken sıra serviler
Asma bahçelerin yansın kül olsun
Yerle bir olsun Babil’in fildişi kulesi
Kan ırmaklarında yitip gitsin
Sedef kakmalı hançerler
Ey Silvan’ın asi çocuğu…
Elinde ekmek kırıntıları, açlığın ve yokluğun içinden bile paylaşmayı bilen bir yüreğin var; gözlerinde esmer yüzlü çocukların bakışı, onların masumiyetinde saklı bir tarih, onların suskunluğunda yankılanan asırlık çığlıklar gizli. Dilinde yasaklanmış bir stran, söylemeye korksalar da senin dudaklarında dirilen, yasaklara rağmen kök salan bir haykırış… Sen sadece bir çocuk değilsin; bir milletin susturulmak istenen sesi, unutturulmak istenen kimliği, yarına devredilen umudusun.
İbretliktir ki, seni yok sayanlar senin gözlerinde kendi zalimliğini görür. Senin ekmek kırıntılarında halkının alın teri, gözyaşı ve geleceği saklıdır. Asi derler sana, çünkü boyun eğmezsin; tehlikeli derler, çünkü hakkını istersin; sus derler, çünkü şarkın özgürlüğün adıdır. Ama sen bil ki, yasaklanan her stran bir gün meydanlarda yankılanır, bastırılan her bakış bir gün güneş gibi doğar. İbret olsun ki, Silvan’ın asi çocuğunun kalemi de, sözü de, türküsü de bir gün zincirleri kıracak kadar güçlüdür.
Farqîn gelek caran axîn û nalîn
Hewayeke xweş û biharîn
Hem gund e hem jî bajar
Dijîn tê de mirov liderdora pêncî hezar
Lê tê jiyîn çar demsal
Nasılsın diye sorma bana
Amedte vurulmuş elçi gibi
Farqin'de tarihe gömülmüş
Bir şiir gibiyim işte
Mısralarım sana yazılmaya meyilli
Gel sana aşkı anlatayım
Nasıl gözyaşlarına boğulduğumu
Nasıl yanlız kaldığımı
Karanlık gecelerimin ışığı
Nasıl aydınlatıldığını
Sevdanı nasıl içime gömdüğümü
Gidiyorum anne…
Uzak bırakılmış hayallerimin,
Kelepçeye vurulmuş umutlarımın peşine gidiyorum.
Bir ömür boyu içimde taşıdığım sessizliğin,
Yaralı çocukluğumun izlerini alıp gidiyorum.
Eşkıya aşklar yaşarım
Bir güneşin kızıllığında
bulurum gözlerini
Sevdalanırım dağlarına
Ben seninle ölmeye geldim
Yaşama'ya geldim umutlarımı
Gökyüzünde bir Yıldız kayar bu gece
Gözlerim ona takılır
yüreğime bir sızı düşer ansızın
sen gelirsin aklıma.
Bir kaç damla yaş dökülür Gözlerimden,
Yüreğime.
Gözlerin varyâ Kürt kızı,
Dicle gibi akar içimde, sızı.
Bin yılın ağıtı gizli,
Her bakışında eski bir yazı.
Yeşil mi desem, yoksa ela mı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!