Ben seni seversem, bir halkın acısı, bir annenin gözyaşı, bir çocuğun gülüşü karışır o sevdaya.
Çünkü biz, sevmeyi bile bedel ödeyerek öğrendik.
Her duygumuzda bir yas, her nefesimizde bir umut saklıdır.
Ben seni seversem, bu yalnız topraklarda yeniden bahar yeşerir; çünkü sevdam da, dilim de, kimliğim de yasaklıydı bir vakitler.
Senin adını söylerken bile bir direniş başlar içimde.
Ben tek tabanca bir adamım
bazen sosyetede bir bey efendi
bazen silvan'da bir hamalım
kimse çözemez beni
bazen akıldan noksan bir deli
bazen alimler alimi bir veliyim
Ez dızanım arjin,
Sen Hiç Gelmeyeceksin,
Diyarbakır Surlarında Haykıramıycam
Ez Ji Te Hezdikem Diye
Aklimda, Zimane Mında isyanim Olacak,
Sensizligi Anlatacak Dengbejler,
Biliyorum Dılo, Sen Hiç Gelmeyeceksin,
Diyarbakır Surlarında Haykıramıycam,
Ez Ji Te Hezdikem Diye Aklimda,
Zimane Mında isyanim Olacak,
Sensizligi Anlatacak Dengbejler,
Acım Yankılanacak Gökyüzüne,
Bazı şeyleri geç anladık biz.
Bir sesin sıcaklığını, bir bakışın derinliğini, bir dostun sessiz sadakatini…
Zamanın elimizden kayarken bıraktığı izleri okumayı bilmedik.
Kıymet, elimizden gidince değer buldu gözümüzde.
Biz, yitirdiklerimizin ardından büyüyen bir halk olduk;
acının dilini, hasretin gölgesini ezberledik.
Bir isyan var kalbimde…
Ne sussa diner, ne konuşsa anlaşılır.
İstesem de yazamam seni şu kalemimin defterine, çünkü sen harflerle değil, yürekle yazılmış bir yangınsın.
İçimde koca bir dağ var; her nefeste yanar, her gecede küllenir gibi olur ama sabah olunca yeniden tutuşur.
Adını her düşündüğümde kalem elimde titrer, kelimeler boğazıma düğümlenir.
Ben seni cümlelere sığdıramam, çünkü sen bir hikâyenin değil, bir isyanın adısın.
Gözleri Kanli yaşlı gözlerle bakardı dünyaya
Ne Seveni belli nede sevdiği
Yanan yüreğinin acısıyla yazardı
Gürbet Sokaklarıda
Beraber yürüdüğümüz sokaklar
Karanlık ve kimsesiz kaldı
Geceler çaresiz ve soğuk geliyor
Bir çiçek bir bahar bir güneş ol
Düş rüyalarıma çekilmiyor
Bu hasret sensiz
Ağaçtan düşen yaprak nasıl kurumaya mahkûmsa, gönülden düşen insan da unutulmaya mahkûmdur.
Bizim sonumuz yok ana…
Çünkü biz zaten son denen şeyin içinde doğduk.
Bizim yolumuz hep yokuş, hep taş, hep diken.
Biz düştükçe kırılmadık sanma, sadece sessizleştik.
İnsanın içindeki yangın büyüdükçe dili kısalır, sen onu suskunluk sanırsın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!