Bir Şubat ayrılığıydı bu…
Mürekkebi kurumuştu bütün şairlerin,
Yazacak kelime,
söylenecek söz kalmamıştı artık.
O günü içimden söküp atmak istedim,
Bu Bahar Başka Bahar
Giderken beni yalnızlığın koynuna bıraktığın,
İzdüşüm Bir sevdanın,
gökyüzüne yansıması gibi.
Sevgili,
Ey sevgili üşüyorum.
Hadi gel,
aktan ak, sütten pak ellerinle sar beni.
Sanki dünya hiç kirlenmemiş gibi,
Sanki acı hiç kapımızı çalmamış gibi gel.
Ayrılığın saatini habersizce kurup gittin.
Yalın ayak sokaklarda çaresiz koyup gittin.
Bir veda, elveda bile demeden gittin.
Kıyameti gözlerimde bıraktın da gittin.
Sana anlatamadığım o kadar çok şey var ki;
Bir yabancının omzunda
sessizce ağlarken mırıldandım adını.
Bir başkasının gülüşünde
senin sustuğun sözleri aradım olmadı
Aşkın deryasında kaybolur, iz olursun
Sen orada bir ömrü sükûtla dokursun
İçimde bin volkansın, dışımda yok olursun
Kıyısız limanlarda rüzgâr gibi savrulursun
Sığınırım gölgende bıraktığın sevdaya
Ey felek, neyledin bu tahtımızı,
Karaya boyadın her bahtımızı.
Bir bir kırıp attın kanadımızı,
Yele teslim ettin muradımızı.
Gamzende başlasın bu hikâye sevgilim.
Gamzene düşen her gülüş
İçimde filizlenen bir bahar gibi…
Ne zaman yüzün dönse bana
Kırıldığım her yer onarılıyor sanki.
Bahanelerin arkasına sığınarak gittin...
Ne gerçek bir sebep, ne yarım kalan bir söz...
Sadece sustun.
Sanki yokmuşum gibi, sanki hiç olmamışız gibi çekip gittin.
İçimde yankılanan tek şey, senin yokluğunun sessizliğiydi.
O kadar çok susmuştun ki...
Git…
Ama birlikte sustuğumuz
O şiiri kimseye okuma.
Orada bir dize var ya hani
“ gözlerin ömrüme değdi ” diye başlayan
O sadece bizimdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!