Bir mutluluk aramıştım alacakaranlıkta.
Issız Deryaların sıcak koynunda.
İsterim ki ? sert hırçın dalgalar olmasın.
Med-cezir görünmeden kaybolsun.
Yakamoz gelsin salına salına.
Yetmedi mi? bu kadar acı çektirdiğin,
Madem sevmeyecektin,
neden seviyormuş gibi baktın gözlerime?
Madem tutmayacaktın ellerimi,
niye sımsıcak dokundun ruhuma?..
Ey bakışınla darmadağın ettiğin yalnız kalp,
Bir tek bakışınla içimdeki nefsin evi yandı.
Yüzünde güneş gibi bir parlaklık,
bakışında gecenin ayı var,
Dışın bahar gibi güzelken,
içinde matemden kelimeler gizli.
Tenin sustu…
Ve bütün şehir yangınlara teslim oldu.
Sana dokunmaya cesaret eden her hece
Kül oldu dilimde.
Geceyi sıyırdın omzundan,
Sana mavi bir gök getirsem
Gözleri yıldızlardan çalınma
Saçları Güneş’ten alınma
Yollarında hasret kokusu
İçinde sevda türküsü
Kenarında işlemesi sarı bir yazma
Merhaba Artemis,
bugün sana yüreğimden akan son cümlenin
dilsiz kıyametinden yazıyorum.
Boğazımda düğümlenen hakikatin
Gecenin omzuna yasladım yorgunluğumu,
Adının her harfi fısıldadı içimde
Kalbim, ilk kez bir durakta inmeyi öğrendi,
Saçlarının gölgesi düştü zamanın yüzüne,
Bir bakışınla çözüldü, kalbimdeki düğümler.
Dokunduğun her şey yeniden can buldu.
Ben bir ayakkabı tamircisiyim
önümde eski yollar
Heybemde dikiş dikiş kader
İçimde kopan fırtınalar.
Adını yazdım,
Tabanını bastığım her adıma
Gidişin bir kapının kapanışı değildi.
Ardından anahtarı olmayan bir karanlık bıraktın.
Beklemekten başka bir günahım yoktu benim.
Şimdiyse ışığı kesilmiş bir dünyaya mahkum ettin.
Bu da senin ayıbın olsun.
Yangın çökmüş yüreğime,
şakağıma kar izi değdi.
Yalnızlığımın adı da yok tarifi de.
Gözlerimde bin yıllık özlemin ahı,
Hasretin mabedim, her yanım zemheri.
Tozlanmış yüreğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!