Bilmem hatırlar mısın, yine aylardan kasımdı...
Senin gitme telaşın, benim ayrılık yasımdı...
Giderken senin elinde aşk testisi, dudağında ezgi mermisi vardı,
Benim sözümde Yunus dili, gönlümde Yusuf sabrı kaldı...
sorma bana nasıl sevdi bu gönül,
hasbahçenin güllerinden dermişem.
hangi dağda çiçek verir bu sümbül,
kaf dağının arkasından dermişem.
yar süzülür kalemimden, nuşumden,
küsmedim hayattan, sadece çok yoruldum
kirletti her şeyi, zamane dedikleri züppesi
yordu, riyakâr utanmaz uslanmaz iffetsizi
erkeğin şerefsizi, kadının karektersizi...
sinede harlanan alev gam mıdır
gülşenler içinde gonca yâr mıdır
ben gönlümü Erzurum'da bıraktım
şimdi hoyratlığın zamanı mıdır.
apansız yolları yoran zem midir
Eyy yosun kokulu betimsiz öykü,
Eyy kıblegâhımda bismillah desenli siyah örtü,
Söyler misin, Yusuf muyum sabrın kıyamına durayım,
Bir nefeslik canım var, o da terk ediyor bedenimi...
Şu bendeki amini mahşere kalmış ağrılar mıdır ölçü...
Dağdan sızan duru nehir yanakta oldu Lut gölü,
sevda bu ya
gecenin ölü saatlerinde yüreğin bedenine yük olup, uykuların zehir oluyorsa,
senden uzak biryerlerde, mutlaka sana şiir yazan biri vardır...
sevda bu ya
binbir niyetle
ne olur beni gurursuz sanma
gel diye selam et, çıkar gelirim.
dağına küsmüş fırtına sanma
boranı poyraza çalar gelirim.
imkânım olsa an'da gelirim
Alevden dağları yıktı üstüme
Acep bu ağyarda söner mi dersin
Sarıkamış karı yağdı üstüme
Acep bu baharda döner mi dersin
Özlemin, hasretin saplı yaslıma
şafağın ziyasını güneş yakmadan
bir gökyüzü belerim avuçlarımda.
zelilim kapında, imanım sapmadan
dört şerefeli süleymaniye karşımda.
yâr dağ meşesi, dibinde yaz pınarları
yaprakları göver göver uzar semaya.
dallarına yüklemiş köz kızılı narları
kadir mevlam sabır versin acı olan bu ya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!