tabancamın kabzası gümüştendir gümüşten,
yelkenli bir taka'm var, döşemesi kamıştan,
sevduğum, anacuğun laf anlamaz barıştan,
gel kaçalum seninle, düğün görsün enişten.
Mecalsiz mevsimin harmani yüzü
Redifsiz gönlümün fragman sözü
İnan ki kör ettim her iki gözü
Gel kotar gözümden ince sızıyı
Mızrap tutan elim, başak verenim
GELMEZ
Gün ayarken,
Şafak söker acı hatıralardan,
Güle çiğ düşer kirpikler arasından,
Bu sabahta seni bekledim,
dağladım gönlümü aşkın harında
feryadım, figanım bülbül zarında
sam yellerin eser viran bağımda
ömür sona geldi yar gelmez oldu.
tarumar olmuşum bal dudağında
Can bedene ağrıdır, gönül hoş değil
Yüreğim camdandır, katı taş değil
Sinemden bir yel eser vay efil efil
Gel naz etme gönlüm sana boş değil
Hasret cana vurdu, yaksın gam değil
bu yaz gelseydin ne iyi olurdu,
sarılmayı pek sevmem ama,
en azından sesin sesime değerdi.
dokunmasa da ellerin ellerime,
gözlerim gözlerini öperdi.
konuşmayı sevmesem de,
"Sen" olan şiirin mısralarına şifreledim ismini,
Genzimde saklıyorum şehvetli nefesini.
Didik didik eyledim romanımızı.
Ben ölseydim o kadar umursamazdım,
bir mezar kazar üzerime toprak verirdin,
Yüreğim öldü bugün.
dağlara çiy düşer, köz köz yanar ya
eteğinde göz göz ırmaklar akar ya
takvimler kaç çeker saymadım gülüm
gönlümde sen var ya, gerisi angarya.
kan sızar içerden, ölüm kokar ya
ne şiirin tadı, ne hecemde dem kaldı
melali közden özge, yadıma adı kaldı.
yanakları al al'dı, dudakları baldandı
yarısı yalan imiş, yarası bende kaldı.
ne baharın tadı, ne bulutta nem kaldı
Gezegende iki çeşit yaşam merkezi vardı,
evler ve vahşi yaşam.
Vahşi yaşamda hayvanlar, evlerde ise insana benzer varlıklar yaşardı.
Hayvanlar karnı doyana kadar mücadele ederdi,
İnsana enzer mahlüklar ise gözü doyana kadar.
İnsanların dini vardı, hayvanların yoktu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!