"Sen" olan şiirin mısralarına şifreledim ismini,
Genzimde saklıyorum şehvetli nefesini.
Didik didik eyledim romanımızı.
Ben ölseydim o kadar umursamazdım,
bir mezar kazar üzerime toprak verirdin,
Yüreğim öldü bugün.
dağlara çiy düşer, köz köz yanar ya
eteğinde göz göz ırmaklar akar ya
takvimler kaç çeker saymadım gülüm
gönlümde sen var ya, gerisi angarya.
kan sızar içerden, ölüm kokar ya
ne şiirin tadı, ne hecemde dem kaldı
melali közden özge, yadıma adı kaldı.
yanakları al al'dı, dudakları baldandı
yarısı yalan imiş, yarası bende kaldı.
ne baharın tadı, ne bulutta nem kaldı
Gezegende iki çeşit yaşam merkezi vardı,
evler ve vahşi yaşam.
Vahşi yaşamda hayvanlar, evlerde ise insana benzer varlıklar yaşardı.
Hayvanlar karnı doyana kadar mücadele ederdi,
İnsana enzer mahlüklar ise gözü doyana kadar.
İnsanların dini vardı, hayvanların yoktu,
Bak uyanmış herkes,
Gülüşünün sabahında.
Sana bakarım kerpiç duvarlı, ahşap evin penceresinden.
Bir yel eser,
Yusufcuklar kanatlanır,
İğde kokusu koparırım rüzgârın yelesinden...
Gidenler buluttu, kalktılar göz ağartısından,
Gökler ağladı, ormanlar uğuldadı yankısından.
Yanmamıştı kimseler böyle bir aşk harından,
Gidenler turna katarıydı dönmedi yurdundan.
İnsan kalbinde ne taşıyorsa,
Giderken yanında bir tek onu görür.
Gözlerin, cennetten akan pınar,
Başın, güneşi taç eyler.
Ööf desen cihan yanar,
Tutuşur mavi gökler,
Kül olur gönlümün isfehanı.
Bu elden gidersen eğer ;
Bu dünya ocağında pişmedi yürek aşım
Dikeni gül eyledim, gülmedi öksüz başım
Kırgın değilim haşa, helaldir ekmek, aşım
Vefay-ı ikrar için gelmiştim, gidiyorum
git !!
bende, sana ait ne varsa ateş-i hicran, sen yok
farzet içim gayya çukuruydu yandım-söndüm.
benim dünyamda artık bir mezartaşın bile yok,
seni, ölümün göz ile yaş y/arasına gömdüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!