Filistin'li bir çocuğun sapanında taş olaydım.
Özdemir AYDIN
24 Aralık 2020
firakın yağmur nefesi
eritir demirden kafesi
denize düşüşün hicazi lakin
mehtabın çok serin olmuş.
gözlerin buz tutmuş mavi nehir
cümle alem uykuda, sen seyyahi firaki.
ben seyru süluk, ol hakimin mihrabında secdede...
içimi yakarken sen fiske fiske
bu ırak, bu firak, bu ayrılık niye.
gülüşün açarken gül deste deste
bu acı, bu hasret, bu hazan niye...
gecenin bi vaktinde şiir yazdırma bana.
yazarsam,
vurulursun öznesiz mısralarla,
dağılır, kıyısında can verdiğim ihtilal saçların.
ay düşer
yıldızlar söner
Her mevsim başka estin,
Her mevsim başka açtın.
Ben olgunlaşırken başak başak,
Sen kaçtın bucak bucak.
Her kış başka yaktın,
Her yaz başka üşüttün.
Bazıları fransız,
Bazı insanlar duyarsız...
Anlayana davul, zurna, saz,
Anlamayana sazı soksan az...
bakmak ve görmek görünüşte aynı olsalar da, ayrı kavramlardır...
bu defa bu iki kavramdan bahsetmeyeceğim.
bakmaktan, görmekten öte ;
beyin algısı, düşünce tarzı ve mantığın zifiri karanlığında yön gösteren ışığa dikkatinizi çekmek istiyorum.
bilginin merkezinden, öz ile döz'ün frekansından, ölüm ile ilmin merkeziyetinden bahsediyorum...
evreni, tanıma ve sahip olma gibi beyin fırtınası yaparken ;
dilime dolandı hüzzam bir türkü
ne saray isterim, ne altın köşkü
çakallar giyinmiş kuzunun postu
zerk eder ruhuma baldıran zehri.
toplanmış uğursuz, hırsızı, puştu
Denizlerden çok turuncu mevsimler,
Betimsiz rengârenk baharlar,
Öyle biliyormuşum ben...
Halbuki öyle değilmiş, yaş aldıkça gördüm...
Dili acı, kalpsiz, frengi bozuk insanlarla kalakaldığımız bir çağ.
Nasıl da ziyan olduk...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!