öyle uzaksın ki öyle
sana yakışıyor mu böyle
nefesi hüzün kokulu
gözü yaşlı kuşlar konmuş pencereme
vuslata kaç var, hadi söyle...
sonra bir şiir ağlar içinde,
gözyaşı hicranlı hece.
........
dağlarına asmış,
y'amaçlar kurak,
sarı menekşeler can çekişir,
Dağına yabancı çiçeğe aşık olma.
Kokusu önce sar/hoş eder, sonra öldürür...
ritmik sınırlarımı zorlarsan, içindeki orman yangınını yağlı boya ile şehrin duvarına boydan boya
resmederim.
Ne bahar deltası, ne gök mistisizmi
"Yağmur", benim biricik kızımın ismi
sağalan ırmak akıntılarında
ağlayan şiirin gözyaşlarını sana yazıyorum
kuş göçüyle, deniz girdabıyla
ikrarından dönmüş derviş mahçubiyetiyle...
ısıt yüreğini
özledim de
Sükûtum, kör bıçak yarası gibi çekilirken darağacına,
Bir kızıl saçlı şafak doğar göğün yamacına...
Ben seni yazarım göç eden gecenenin kara gözüne,
Ölümü anlatan ayetler gibi,
Peygamber aşığı beyitler gibi,
Güle müptela bülbüller gibi...
dalları çiçeğe gebe baharlar gibi
hiç ummadığım bir gece kalkıp gelsen bana.
ateşten azledilmiş bir mum gibi
yarı yanmış kelimelerle şiirler yazsam sana.
Bu zalim felekten nedir çektiğim
Çiçeklerim soldu, karanfille gel
Gönül koyma bana, küsme sevdiğim
Bulutlarım yorgun, yağmurlarla gel
Dağlarım kar boran, baharım gelmez
Benim hiç yağmurlu şiirim olmadı,
Ne zaman yazmaya başlasam gözlerimi sel bastı
Bu mudur dedim, bu mudur talihim
Gökten bulut, gözden tomruk tomruk yaş dökülür...
Âh Hakkı üstad
Zannetme hayat güllük gülistanlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!