zifiri geceye dupduru sessizlik,
ve baldıran acısı yalnızlık,
hurufu şeddeden cana eziyet.
şehre ölüm yağdı,
gül düştü,
oldu mu şimdi bu kirpiğimden süzülen,
geçti gençlik, bitti ömür ey fani
bazen bahar, bazen hava tufani
hani Veysel, nerde aşık Sümmânî
kurban olam kendine gel Aydınî...
Eyleme...
Say ki kuşlara küs, karlı bir dağ gölgesiydim,
Ömrümün günbatımıydı yoluna düştüm...
eylülce şiirler doğurur mevsim
ben yine vîrâne, yine sensizim....
Eylülce şiirler doğurur mevsim
Ben yine vîrâne, yine sensizim
Türkü molasıdır şu sarı benzim
Ben yine bigâne, yine sensizim
Hangi mızrap değdi zülfün teline
duydumki öpüşmemizden rahatsız olanlar olmuş...
kumsalda bizi görenler olmuş.
hangi dalga kıskanmış, hangi yıldız sönmüş, hangi yakamoz rahatsız olmuş.
denizi sevmiş, maviye aşık olmuşum.
Bir eylül etekli suda belirdi
Hiç'e akan dere aşkla eğildi
Nar düştü dudağa güle çevirdi
Gülüşünün tınısı denizleri devirdi
Ne hülyadır, ne hâyâl, ne de bir rüya
Ahh eylül, sen ne hüzün şeysin
Sen ki mısranın rengi
Göklerin semendi
Şiirin ahengi...
Üflerken dağa nefesini
Kuşlar küser
Dalgalarda aradım, kahve fincanında saydım seni...
Gülüşün eylül gamzesi, gözlerin okyanus...
Bütün serçeler ağlasın,
Yeter ki sen ağlama, sus....
Okyanuslar devrildi, içinde ben çalkalandım Gülsün boğulmalarım, kalbimi taşa çaldım Bilseydim bu aşkın sonunu hiç bağlanmazdım
Bir hüzünkâr eylüldü gözlerin, kalakaldım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!