Erzurum ilimdir Şenkaya ilçem
Dağları gül çiçek ovalar gülcem
Ağustos gelende yoncanı biçem
Dadaşı barıyla gör Erzurum'da
Hele gel ebele biraz laflıyağ
bir çay ver sevdiğim...
karadeniz usülü olsun.
bardağı senin gibi ince belli,
dem'i şiirler gibi.
yanında tek şeker,
erzurum usülü kıtlama olsun.
Ateşim koynumda mezara kadar yürüdüm,
Ve har içinde küle döndüm.
Ateş vereni gördüm,
Sırf sen yanmayasın diye eşgal vermedim.
Öyle günahkar, öyle müzmin, öyle bedhah,
Düşenler bilir bu çukurda kaç bin yıllık ateş yanar.
Geceyi albasan ve iblisler basar,
Şehvetli sevişmelere esir düşlerim.
Annemin türküsü "bu eski kışlak"
İnce bir yel eser saçları ıslak
Düşmüş bir sevdaya yanıyor gırtlak
Cennetin bir kulaç yeridir gurbet
mestinde deli gönül mestine
yağmur yağmış zülüflerin üstüne
yar aklını bir oğlanda kaybetmiş
âsûmandan yıldız söker eşk'ine.
Esmem
Esmem kibirli boş yüreğe,
Vursa da dalgalar damara,
Dövülse de kalp duvarım,
Patlasa göz damarlarım,
İki gözden kör olsam,
kalemi elime aldığımda hep kenardan-köşeden, hep kaçamak yazdım.
içimi yazmaya hiç cesaretim olmadı.
öldüğümde, cesedimle birlikte esrarlı bir kutu gömecekler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!