Eski bir caketin cebinde unutulmuş şiir gibiydi gidişin, umutsuz...
göğe yağmış mavinin en kızıllığı
suya yazsam yazgısız düşlerimi
ömür sağar pembenin tenhalığı
devasız güller aşkına unut beni...
cana yağmış ateşin en kızıllığı
suya yazsam silinmez sükut seni
ömür aldın ömrümden, fesleğen tıfıllığı
devasız güller aşkına unut beni
Kaç buluttan döküldüm,
Kaç şiirde öldüm...
Hayalimde atlara su vermek, kuşlarla uçmak vardı...
Yoruldum....
Söyleyin avcılara bulutları kalbinden,
Kuşları kanadından,
güven dedikleri kirli bir şehir
burada kayboldu o nazlı nehir
dostunum diyenler unuttu bir bir
herkes unutur, sen unutma bari
Tanrının unuttuğu bir günahkâr gibi sırt çevirme...
Yüksünsem dağlar yıkılır
Haykırsam buluttan yağmur köpürür
Dili yanmış bir aşkın öyküsüyüm
Beni unutma...
Sarıya çalarken unutmuşluğu ıslatan yağmurlar,
Öksüz nenniler gibi kıyıya vurur dalgalar...
Bir türkü tuttururum, dudağımda bal olur yalangı damlalar....
Bir türkü okunur makber dilinde
Baykuşlar tünemiş vîrân ilinde
Hevesim kalmadı gayrı çilinde
Unutmuş yâr beni, gidiyor ömrüm
Böyle mi bitecekti bu aşkın sonu
yıkılsın mavi gök,
ben ancak böyle bir enkazda ölürüm.
sen ömür bahçesinde açan lale,
ben visal bulutu,
yağ dedin de yağmadım mı.
Ötmez oldu bülbül gönül bağımda,
Soldu gülistanım gençlik çağımda,
Kavruldum od oldum kendi yağımda,
Bir mecnun görürsen beni hatırla.
Olmuşsun dilimde bir cümle ayet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!