denizlerin sesinde
felâketine inandım.
bende kaybolan herşeyin
sende var oluşuna kandım.
ahh şu firakın sunduğu baldıran şerbeti ;
bir bulut sarar kızıl meşeyi
köpürür çemeni vay deli deli.
sökülür dalından paslı fireği
ağlaşır kuşları vay deli deli.
yel vurur çiğin gam sarnıcını
Ne gidişler gördüm, üşürken tende
Ne aldanışlar gördüm gülde, dikende
İnci taneleri düşerken yere
Gözler ufka dalar, eller hep cepte
Bu nasıl bir gidiş, bu nasıl veda
Hani bitmeyecekti bu yüce sevda
Varsa bir kusurum yüzüme söyle
Seni şu yüreğe ferman etmişken
Bin nazın vurur kısmetsiz sahile
Vedalaştıktan sonra gerye dönüp bakıyorsan giden senden bir şeyler ç/almıştır...
Kıs gecenin sesini eyy hayat,
Zemheri bir sûkuta ihanet etmiş yakut dağdan geliyorum...
Ağrılı bir şiirin bitişi, ateşten bir mihrabın yıkılışı,
Aşkın son secdesidir bu hissiyat...
Kokusu tomurcuğunda veba,
Selama sitem eklemiş besmele,
Vefa bilmek vacip, Hak'tan bilirim
Kırmak nedir, haşa, hicap bilirim
Gülistanım yandı, güldendir közüm
Ben dost dediğimi candan bilirim
vefa ; vefasızlara yüreğini şiir yapmaktı,
gece yanmak, gündüz güneşi olmaktı.
aynı acılara ağlamaktı.
gamzelerinin çukurunda papatya sarısı açmaktı.
aynı göğün altında uyumak, aynı yağmurda ıslanmaktı.
umuda giden yolda Umursuzca yalnız bırakılmamaktı.
Yine köpürdü gözümde kara bulutlar
Yoksa o vefasızdan bir haber mi var
yetim yokuşları sabrımla sürdüm
sümbüle suyu ömrümden verdim
başağın devşirip yetmişe böldüm
harmanımı yel savurdu zamansız.
kışlar beledim gönül rahm'ından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!