Anlatacak bir hikâyem bile yok...
Halbuki dağlarda binbir çeşit sevdalar toplamıştım...
Hepsini birer birer soldurdular...
Ölmeden mezara gömdüler, eller ne bilsin...
uçuşun kuşlar, yetmedi nezaket
size özgürlükler, bana felaket
yaban yazgısının kalanı feryat
kara kara ötüşmeden elveda.
çayırlar çimenli, bayırlar güllük
Şu tıfıl yüreğim, sosyalist dudaklarına kuruyorsa bu benim suçum değil,
Senin doyumsuz sevgi açlığındır...
Yakuttan gökler, köpükten bulutlar,
Çiçek çiçek dağlar bezemişim sana...
Gamzende gül üşüse, mevsimler kışa döner içimde...
Ki, ben senin için günde iki şiir kurban vermişim...
En kusursuz cinayet ; tiyatro sahnesinde
"seni seviyorum" perdesinden sonra,
oyunu yarım bırakıp kulisi terk etmektir.
yelin getirdiği yanık kuş tüyü,
içimizi yaktı kahpenin soyu.
yağmur meçhüle yağar,
gözümüz nar kızılı.
yüreğimiz zemheri vurgunu,
ciğerimiz göğün yedi katı.
iliştir heceye, sustukça dillenen f/ersiz gecenin zehrini,
iflah olmaz bu yürek, aşk erguvan kokulu yaksın genzini.
İliştir heceye, sustukça dillenen fersiz gecenin zehrini
İflah olmaz bu gönül, erguvan kokulu ayrılık yaksın genzini
kıyafetine aldanıp adam deme her kişiye
kapak süslü içi boş, zaman şaşar haşiye
öyle viraneler var ki dışı perişan, içi hilkat
musallaya uzatırlar sonra derler er kişiye...
Mutlu ol dilerim gittiğin yerde
Bu ölümden beter acıya değsin
Şiirler, şarkılar, söz perde perde
Erzurum'a geç gelen bahara değsin
Kuşların ülkesine bir şehir kur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!