Düş kırıklarını siyaha boyarsan gece,
Güneşe tutarsan aşk,
Hüzne sararsan eylül,
Gözyaşıyla yıkarsan şiir olur...
aşk yüksünen geceye
kandil asmış heceye
su serpiyor gülceye
zühre yıldızı gözlerin
şeker olmuş şireye
sevmedin demiyorum, üzerimde hakkın kalır.
ahh o düşmanın gibi öldürüşünü unutamıyorum...
KAR BEYAZI
Yüreğimiz kar beyazı,
Gözlerimiz bahar güneşi,
Düşmüşüm toprağına,
Öpüyorum seni
Çok yorulmuştum
Eylül de gelmiş kapıya çatmıştı
Artık verecek bir şeyim kalmamıştı
Düş sarhoşuna dönmüşüm
Meğer hep içimi yontuyormuşum
Ondan sonra daha az insan sevdim
Eridi gözümün buz tutmuş dağı
Duruldu, seyreyledi yılgın şafağı
Eyy içimde mermeri eriten pınar
Düşürdün dilime düşten kırağı
bir çift ela gözde tutuştu döşüm
em'siz bir dert ile ölüyor düşüm
meftunu olduğum 'hay'sız sefalet
sen bunu bir şiir, bir nesir düşün.
Düşüncelerimin emarını çekecek kadar beni tanıyabildiysen, "ben" olmuşsun demektir.
Şayet empati yerine, önyargılı düşüncelerle beni resmediyorsan,
sen, "sen" bile olamamışsın,
benim hakkımda söz söyleyemezsin.
İnsanlar ; düşüncelerine vurduğu kelepçeyi çözmediği sürece,
Korku bile özgürken,
Onlar, karanlık dünyalarının esiri olarak kalacaklardır.
nedamet terinden göçebe yurdun
ben gökçe ovanda münzevi kurdun
gerdin çerkeş yayı döşümden vurdun
sürmesi ebrardan hayalin öptüm
ben bu sevdanın düşünde öldüm...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!