DİYAR-I ERZURUM
Soğuktur suların, serin bağların,
Çağlar derelerin, dolar göllerin,
Şelek yükün yükün taşır eşberin,
Dadaşlar diyarı şehr-i Erzurum.
Kervanımı Şam'a sürün
Beni, gelin bana sorun
Bugün Memmet, yarın Sül'ün
Bir kendime yetemedim
Vatan gurbet, ben sürgündüm
Ömür tarlasına gül çiçek ektim
Nergisi sümbülü der edemedim
Bin falda, dalda açtım ha açtım
Toplayıp petekte bal edemedim
Yandı ciğerlerim elem ateşte
aşamadım ben bu dağı
batar cana dal-budağı
şu feleğin yol tozağı
yordu beni diyemedim
gözüm yaşı pınar pınar
Sen hariç, herkes şiir diye okusun...
Git !!!
Hiç için acımasın,
Eğer bu bir diyetse kuruşu kuruşuna ödedim,
üstü kalsın,
İsanlık bende kalsın...
Kusura bakma hayat,
Sanadır serzenişim.
Aslında seni kırmak değil niyetim.
Ben şiirim, ben öyküyüm,
Asırlar öncesinden,
İçinde ejderhalar olan,
Derdin nedir,
Nedir bu hüzün,
Mahsun yüzüm.
Yapraklar ağaca küsmüş,
Yer altın sarısı dizin dizin.
Göz dinmiş, bulut ağlar
Bülbül konar daldan dala
Hemi ayyaş, hem budala
Gönül verdim bir marala
Gel de güldür bu baharla
Ey kışımın yaz kucağı
intizar çeşmesi ayrılık aksın
müjganın hanesi kûfî yazılsın
uzasın hayaller rûşene varsın
dokun, ellerine şiir bulaşsın.
aşkın tarihçesi toylak anılsın
Şimdi kalemi hafif dokundursam, yüreğim koca bir dağ gibi içime yıkılır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!