Bir şiir duyulur bal dudağından
Sanki bülbül öter Hira dağından
Nazları mihrace, cilvesi destan
Şarkı bestelenir aşk kundağından
Gece aydınlanır mah haresinden
içimize demirden raylar döşenmiş,
üzerinden buz kesiği kışlar geçerken,
kızıl perçemli gülüşler saklıymış gelecek baharlara...
içimizde demirden raylar döşeli,
üzerinden katar katar binbir çeşit insan geçer.
Bazı insanlar yolumuza hiç çıkmasaydı diyesim geliyor ama ;
Hayat kurallarını denge üzerine kurmuş dengi dengine, hiçbir şey tesadüfi değildir....
Ne bir eksik, ne bir fazla, herkes hak ettiği yerdedir...
neşene de deli gönül neşene
aldanmayın sürmesine, kaşına
kız vermeyin ayyaşına, keşine
gönül ister herkes gitsin eşine.
narına da düşer aşkın narına
Şimdi kalemi alır bir şiir öldürürdüm
Denizleri ıslatan sözlerle amma
Sen de biliyorsun ki su yangını söndürmez
Su bile yanmıştır erişilmez gözlere...
gözyaşım üstüne dökülür hüznüm
öldü özlem çiçeği, şimdi öksüzüm
ne zaman atımı kuzeye sürsem
bil ki orda deniz kuşları sızım sızım...
Derin kadınların bakışı hüzündür, şiir sever
Erkekler böyle kadınların gülüşünü sever
gözünün nuruna bir kuş tünemiş
gün doğmuş dağında şiir yeşermiş
yetmişbin nehirde yıkasam gönlüm
yine de kapına olamam derviş...
su içmiş buluttan yağmur eprimiş
Yokluğun baldıran zehri,
Nefes almak ne mümkün.
İçerim zemheri fırtınası,
şahikamda çığ kopar.
Meşayihler misali keramet gösterirken,
Mest olur dervişhan ruhum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!