Daha bu sabah suya mutluluğu yazdım,
Ki okusaydın dehlizlere karışmayacaktı,
Okusaydın mavilik olacaktı,
Okumadın ki.
Daha dün bir kaç sözcük yazdım sana,
Üşüyen titrek parmaklarımla,
içimde bir değil bin hüzün var.
bir salkımım, dalımda bin üzüm var.
beni bende arama,
ben bende değilim,
bir benin içinde bin üzen var.
biri de beni ağlatır, bini de
Ha bu yalan dünyanun,
Çivisini sökmişler,
Bu da bir can demadan,
Şu yüreğumi yakmişler.
Sana sevda olali,
dışı kadın içi şıllık
oynaşı var yedi yıllık
şirininden boynuz yemiş
sus pus olmuş dallamalık.
oturmuş teşnede hamur yoğurur
yıldızlar gamzeden ışık soğurtur
öyle bir tatlı ki şerbetten damla
gülüşü karlı dağdan güneş söktürür...
Hele bir sevmeye dur,
Elinde yağlı kendir,
Kurulur katil darağacı...
Ne unutmak kolay, ne beklemek kâr,
Geceler türkü okur, uykular yabancı...
Ayrılık öyle bir acı ki, bıçağın kesemediği tek sancı...
bazen darıdünya bir kişi için var olur,
bazen de koca dünya bir kişinin yüreğine yük olur.
sana akan ırmaklara
y'elin kadar uzak mısın.
sema'n habbe hüzmelere
göğ kafeste tutsak mısın.
leb'in kiraz, baldan lalin
ne kadar şahinmişiz biz, meğer ne kadar
bir at sırtına tutunmuş denizleri aşmışız.
binlerce ordu gelmiş üstümüze, zaferlerle çıkmışız,
bir dünya kuralım derken cihana başkaldırmışız.
ben serkeş, sen kırmızı beyaz, ey serdarhan
Eyy Davut intizarından geriye kalan yâdigar
Hadi çık gel, kırılsın İstanbul akşamlarının burun direği...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!