dipsiz kuyulardayım, vur rücu'mdan
kuka dalından tesbihiz, tut ucundan
sen dağ meşesi ol, ben derviş-hane
her dem us'un tütsün can-ocağımdan.
Şu gönül dağının arkası yar mı
Çiçeği buz tutmuş tepesi kar mı
Çaresizliğimi Ferhat duymasın
Kanayan yaramın çaresi var mı
Söyle eyy sevgili dahası var mı
DİJİTAL
İnsan, yaratılış gayesi olarak köleleştirilmek değildi.
Gezegen, para patronları tarafından dijital metaryallerle donatılarak,
Beyinler tek merkezli sistem tarafından yönetilirken,
İnsanlar, asıl yaradılış gayesinden saptırılmış, yarı robotik bir hale dönüştürülmüştü.
Bahar sana çok yakışmış dediler,
Binbir çeşit balözünden dediler,
Ömrü mealimi yazdım da geldim,
Bin güneş doğumu öteten geldim.
Şarap, şarkı, türküleri döşürdüm
Sümbül, çiçek, mor menekşe döşürdüm.
hani gün batınca üşür ya çiçekler
kıvranırda yorgun deniz sabahı bekler
bakışın aşkın enkazı, ahşap evli istanbul düşler
her asra bahar getirir sendeki bu dilber gülüşler.
Ağız dili lal gecelerde,
Neşe ararken şişelerde,
Günbatımı kızılını döven kuşlar uçmuş,
Tanrı sağır olmuştu...
Hikaye uzundu, bizim o kadar ömrümüz yoktu,
Dil bilmez hecelerde...
Sevdan vurmuş şu göynüme,
Umut ektin yollarıma,
Eğil eğil dudağına,
Gonca, buse kondurayım.
Yar düşürdün dilden dile,
İçindeki gökyüzü gecenin rengine dönüşüyorsa dile gelmemiş türkülerin vardır...
tüm borcumu ödedim ben, felek gelmiş ne ister
yâr dediğin dilli zehir, şimdi benden can ister.
Ne yokuşum, ne de düzüm
Kuş aklıyla verme hüküm
Çıkınımda bir kaç sözüm
Kul muhibbî dilsiziyim
Bu dünyada yoktur gözüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!