İyi belle içten oynar oyunu
Çek dizgini, soldurmadan gülünü
Ayırt etmez çakal ile koyunu
Kader sağır, talih topal bil gayrı
Ben çok sevdiğim için bu yalnızlığı seçmedim kardeşim,
Bunda sizinde payınız vardır.
Dostlukları ben tek başıma bitirmedim,
Bittiyse, toplumun hepsi sorumludur.
Yolda tanımadığımıza selam vermiyorsak, bir günaydın demiyorsak,
Bireysel değildir, toplumsal bir çöküşün enkazıdır.
Havada kar soğukluğu
Gözde yaş yorgunluğu
Yolu ıramış nehir gibi
Mısra üşür, ben üşürüm
Yaprak kurur, döner gazele
bir tövbenin içinde bin âminler büyüttüm
sana varmak için dost, dört kıbleye bölündüm...
Senin tespit ettiklerin tamamen sülietim,
Kesiğimi ve acılarımın derinliğini görecek kadar yakınımda değilsin.
Etrafı kalabalık olan beyin beni çözemez.
Yani sende herkes gibisin,
Boşuna beyin fırtınası yapma.
bir tufandı göyün göyün, okyanusları devirdi, dağları uçurdu
bizi en çokta fırtına sonrası kırılan dalları
toplamak yordu.
aşka, nar-ı gül diyorduk, yandı kül oldu.
sadrımız makber, şehirlerimiz mabet
kırıldı naz çiçekleri, tükendi cehlimiz
biz sevdaya küstük.
kırmızı renkler soldu, biz seninle siy/ah/a büründük.
Toprağı severim bir de şiiri...
Toprak çiğnendikçe, şiir demlendikçe tüllenir...
Eller ne bilsin nasıl yaşadığımızı
Koçyiğit yaraları nasıl sardığımızı
Kuzey yeli vururken sol yanımızı
Tüllenen gecelerde müjganla ağlaştığımızı...
Eller ne bilsin nasıl yaşadığımızı,
Koçyiğit yaraları körbıçakla paylaştığımızı...
Kuzey yeli vururken sol yanımızı,
Tüllenen gecelerde müjganla ağlaştığımızı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!