D/üşüyorum
tıpkı senin gibiyim memleketim,
içim kar-kış, gülüşüm cemre
d/üşüyorum....
Resmin asılı kaldı duvarda,
Ben ıssız şehir.
Yokluğun zühur ederken,
Gökyüzüne yazarım,
İsyan sözcüklerini.
Bir çizgi kalmazken anılarda,
Turuncu gülüşler bıraktım cemre bekleyen bahara, ve bir tutam redifsiz masal...
Rüştüne ermemiş sevdalar astım çiçeğe gebe iğde dalına, dudak moru renginde...
Ve bir türkü tutturdum azad kuşları eşliğinde,
Duy beni eyy,
Duy da âh eyle...
Duydum ki facebook bizi abdestsizler diye yasak koymuş.
Hiç bilmezler ki bizim virgülümüz taharet,
Noktamız şiir diye okunur.
Gavur nerden bilecek,
Bu yürekte her gece bir başka makamla sela okunur.
nisa'mız hayasız, nas'ımız yüzsüz
aşımız yağsız, ekmeğimiz tuzsuz.
vicdanlar sus pus, kalmamış sabır
dile gel ne haldeyiz ey ehl-i kubur.
yağmurlu bir günde,
uzun bir yolculuğa çıkalım
seninle.
hiç bir iz kalmasın geride.
sonra, gittiğimiz yerde kaybolalım
hiç dönmeyelim.
Bir Berat gecesiydi bıraktım yüreğimi
Rahmet-i İlâhîyye
Ve sen de içindeydin, Seâdet-i Ebediyye
ebrûlî bir ummana efsûnî sözler döktüm
kaşına kement attım, göğü yerinden söktüm
gözlerde mavi elmas, gamzelerde gülbahar
lebleri gülden özge, cemalin düş'te öptüm.
kirpiğin ucunda han kurdu gönlüm
ela mı, mavi mi bilmiyorum ben.
kızıl bir alevdim şebnemle söndüm
açıldım bir ummana, gidiyorum ben.
umudun kalbine bir kement vurdum
eyy sevgili
iznin olmadan ifşa ediyorum melali "sen" olan hali düşlerimi.
biliyorum, bu hali figanım sonum olacak
kalem şahidim, yürek davacı kalacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!