bir çift ela gözde tutuştu döşüm
em'siz bir dert ile ölüyor düşüm
meftunu olduğum 'hay'sız sefalet
sen bunu bir şiir, bir nesir düşün.
Düşüncelerimin emarını çekecek kadar beni tanıyabildiysen, "ben" olmuşsun demektir.
Şayet empati yerine, önyargılı düşüncelerle beni resmediyorsan,
sen, "sen" bile olamamışsın,
benim hakkımda söz söyleyemezsin.
İnsanlar ; düşüncelerine vurduğu kelepçeyi çözmediği sürece,
Korku bile özgürken,
Onlar, karanlık dünyalarının esiri olarak kalacaklardır.
nedamet terinden göçebe yurdun
ben gökçe ovanda münzevi kurdun
gerdin çerkeş yayı döşümden vurdun
sürmesi ebrardan hayalin öptüm
ben bu sevdanın düşünde öldüm...
D/üşüyorum
tıpkı senin gibiyim memleketim,
içim kar-kış, gülüşüm cemre
d/üşüyorum....
Resmin asılı kaldı duvarda,
Ben ıssız şehir.
Yokluğun zühur ederken,
Gökyüzüne yazarım,
İsyan sözcüklerini.
Bir çizgi kalmazken anılarda,
Turuncu gülüşler bıraktım cemre bekleyen bahara, ve bir tutam redifsiz masal...
Rüştüne ermemiş sevdalar astım çiçeğe gebe iğde dalına, dudak moru renginde...
Ve bir türkü tutturdum azad kuşları eşliğinde,
Duy beni eyy,
Duy da âh eyle...
Duydum ki facebook bizi abdestsizler diye yasak koymuş.
Hiç bilmezler ki bizim virgülümüz taharet,
Noktamız şiir diye okunur.
Gavur nerden bilecek,
Bu yürekte her gece bir başka makamla sela okunur.
nisa'mız hayasız, nas'ımız yüzsüz
aşımız yağsız, ekmeğimiz tuzsuz.
vicdanlar sus pus, kalmamış sabır
dile gel ne haldeyiz ey ehl-i kubur.
yağmurlu bir günde,
uzun bir yolculuğa çıkalım
seninle.
hiç bir iz kalmasın geride.
sonra, gittiğimiz yerde kaybolalım
hiç dönmeyelim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!