bir yanım ilkbahar, bir yanım hazan
ben aşkın narında, tütenim zaman
hazin uçan kuşlar, gurbetin hozan
fecirler sessiz, yüreğim eder sökün.
yarsam şu sinemi döksem önüne,
sırtına yüklemiş koca dağları
kim nerden bilsin ölü sağları
feleğin def'i meşke vururken
bulutu yurt tutar fecrin neharı.
İçim kalabalık şehir, ben içinden akıp giden nehirdim...
Durgundum...!!!
Aktıkça yeşile döndüm...
Bir söz ile canımdan vuranı gördüm...
İmalı gülüşlere, felçli şiirler yazdım...
Aslında yazdıklarım şiir de değildi,
Kırgınım... !!
Cesedime yük olan yüreğime kırgınım,
Gerçeği görmeyen gözlerime kırgınım,
Konuşmak isterken lal olan dilime,
Kuşlara gökyüzü olamayan gönlüme,
Her şeyi normal kabul eden kendime,
İçimiz mezarlık olmuş Münker, Nekir derebeylik
Cehennem yanar döşümüzde, Zebâni'ler fellik fellik...
İçime gömdüm avuç avuç acıları,
Tunçtan ağır cümleleri,
Yutkundum,
Serapta düşerken damla damla dudaklarımdaki çöle.
Yuttum, pas tutmuş soğuk vefasızlığı.
Suçlamadım,
Felsefi sözlerime gülüp geçersin,
Bu kafa ile aşkı ararsın...
Huzur bulmadığın gönüle girme,
Sana kalbimi açsam onunda içine sıçarsın...
meczup sordu,
"sence ölüm nedir??"
dedim : "ölüm fermandır."
" peki sende ölüm nedir eyy meczup" diye sordum,
dedi "acıların dinmiyorsa ölüm dermandır"...
Vurdu gene baş ağrısı
Sallanırken gül çalısı
Basma kalıp el yazması
Ferman bühtan tanımam
Ne o yana, ne bu yana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!