Kim sana kanat takıp uçurttuysa,
Gün gelecek onun kurşunu seni gökyüzünden düşürecektir.
sen saçlarına papatya serpmiş bahar
ben her gece İstanbul nağmeli intizar.
sensizliğime ç/ağlarken kızıl şafak
gök/yüzüm senli türkülerimi ezberler.
göynüm kaydı gonca güle
gönül bu ya düştüm dile
inan bana düzen böyle
hatıramda nazın kaldı
kar suyuyla arınırsın
Bülbülün dilinden figanı söküp
Ben, seni eylülce sözlerle yazdım
Sükutun demini gözünden öpüp
Ben, seni gönlümce sözlerle yazdım
alın var, yeşilin var, kurban olam sarın mı yok
özlemin buram buram meyve veren dalın mı yok
bir mendil işle dedim, yar sandıkta bohçan mı yok
gerdanın binbir dökmüş, dağında çiçeğin mi yok.
kışımı kara çalmış, içim zemheride yok
papatyaları çok sevdiğini öğrenince
şehr-i İstanbul'u bulut bulut gülistân
gönlümün baharını gizem gizem yol
çeşm-i giryanımı bahr-ı nehr eyledim.
Kabuğu yırtık bir yara,
Dudakta bir hoyrat türkü...
Söylesene şerbet dudaklı ne kaldı bizden geriye...
Kış düştü gözümün ağlarına...
Kuşlar bile uğramıyor,
Gönlümün baharına...
şu gönlümün çamlıbeli
yaylaların öykün öykün.
göl çayırın engebeli
turnaların sökün sökün.
dağ başın var telli duvak
Ölümcül örümcek ağı sararken gözlerimin siyah pervânesini
Bu uzun gecelerde sevmezsem olmaz gönlümün dîvânesini...
Taşarken ocakta kahve telvesi
Sarıldı yüreğe hüzün perdesi
Bir türkü tutturdum acem bestesi
Gönlümün goncası solduktan sonra
Artık gelmez oldu baharım yazım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!