Bugün gönül saatımın ayarı bozuk, kimse benden güzel sözcükler beklemesin.
Herkesin mavisine bir güneş astım
Gönlüne tomurcuk bir gül
Gözlerine ışık
Dudaklarına gülücük
Yollarını Arnavut kaldırımı taşı
ey gönül babına düşen hazan,
heybede meczubi düşlerden hüzzam,
aşk mıdır ak döşünde kurulu mizan.
çiğ düşer güllere,
üşür nergisler, papatyalar sümbüller,
ve, yalın ayak sahra ayazında.
Gönül taş değil ya,
Muradına ermeyince gönül de ölür.
İklimi hep ayaz eser, mezarı isimsizdir.
rüzgâr tersten eserse bir gün
göklerden süt sağarsa o gün
zülfün telini emzirme gülüm
gönül kapım açıktır her gün...
can dediğin baldan tatlı
aşk ecel, emek cüce
insanoğlu bir bilmece.
söyle gönül mahbubum
hangi dağ daha yüce.
gece katran, gül günce
Ben feleğe ödedim, kalmadı zerre borcum
İki acı söz vurdu, gül dökmez dağ yamacım
Gönül tacım yıkıldı, yok artık hiç bir acım
Şu cihanı verseler ne, kalmadı ihtiyacım
öyle bir gönül teline dokun ki ;
dudak ısırsın herkes...
seni özleyen
seni düşünen
seni seven
senle uyuyup
dilim varmaz haktan gayrı
her çiçeğin kokun ayrı
olmayalım ayrı gayrı
aç gönlünü rahmeti gör...
doğru yolun birdir derler
Daha suyu kurumamıştı yüreğe defnettiğim şiirin,
Kalem kıyama, kelam dilde divana durmuştu, gördüm...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!