Mevsimler tükendi açmadı gülüm
Yalancı bahara kandım neyleyim
Hep yokuş yukarı, olmadı düzüm
Dünyayı gülistân sandım neyleyim
Gamı reva gördüm canıma sardım
susuz gül kızılına boyandı şehir
bu nasıl bir akış eyy nazlı nehir
yandıkça şu yürek hasrete dair
okyanuslar döksen sönesi değil
Havada buram buram gül kokusu var,
Yine hangi bağrı yanık secdede ağladı
Ya Rab.
Bu hangi gecenin küflü türküsü
Hangi mehtabın kızıl gül közü
Dilsiz aşkın üstüne dökülürken ay tozu
Vurgun yemiş gözlerinde nefes nefese ölüyorum...
Seni instagram akışta gördüm
Şu yanan sinemi şiirle dövdüm
Kafiye, redif diye ikiye böldüm
Gül közü yanığı sesinden öptüm...
ben yine kırdığın yerden yeşeririm,
y'elin değip kurutacakmış kurutsun.
şimalde bin yıllık buz parçasıymışım,
güneşin eritecekmiş, eritsin.
ben yine kalbimin teğellenen nefesinden, sükutuma düşen hayy'ıma kavuşurum.
güz bahçesinde unuttuğum,
Kondukça dikeni açarken yara
Bülbülün figanı gülden m'ola
Al kanı gülistân, gülden de âlâ
Ecele tecelli tülden m'ola
Yandıkça aşkına çevirir hara
Sen saramadığım tek yaram
Bakıp doyamadığım manzaram
Gülüşünü göçmen kuşa anlatsam
Gittiği yere baharlar gelir gülnarem
bilmemki sana hangi edebiyattan el versem.
beyitli bir hüzzam düşsem divan-i nedim küser,
aşka dair dörtlük yazsam dergah-i yunus küser,
teli sazda zar eylesem ervah-ı alem küser,
burdan bir aydıni geçti gözyaşı gülşene düşer.
ey kaf dağının kadife kanatlı anka kuşu
gönlümün turnası-sonası, yayla yokuşu
koyma, hüzün deşmesin gül cemaline
tınısı türbegâh, tüneği gülşen kokuşlu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!