Ölümün de yaşamın bir parçası olduğunu gittiğin gün öğrendim...
Nazların nergis yeşiliydi deli
Bahar gelmez oldu gittin gideli
Bir düş kırığı, bir seher yeli
Kuşlar uçmaz oldu gittin gideli
Dağları üstüme yıkıp gittin ya bundan sonra kıblen yüreğim olsun yüreğim olsun...
gece şiire sancı çekerken,
sana kuşlar uçururum göğüs kafesimden.
gittiği yönü söylese kuşlar,
gök iner denizle sevişir,
İstanbul aşk doğurur,
akrep gözünde,
Uzletim hasretin kara deminde
İçim paramparça can kementinde
Dikenli çalıda solan bir gülüm
Dövünür gururum yâr sementinde
Daha göremeden çiçek burcunu
Kışlara inat kanat çırpan kuşlar gibisin
Aklı yitik sularla akan gizemli bir kızsın
Ey gözünde kaybolduğum gönül çerağı
Dilim ozanca, ölüm aşıkça böyle bilesin
Bir boşluktayım
Her şeyi yaşadım diyemem...
Zaten yaşamış olsaydım yazmaya gerek duymazdım.
Paramparça bir hayatın dağınıklığıdır yaşantım.
Dağınıklığımı toplamaya kalksam içim tıka basa dolu, geçmişi nereye sığdırayım.
Kitap değilki tasnif ederek raflara dizesin, elbise değilki naftalinleyip dolaba asasın, ki dolaplar zaten ağzına kadar dolu...
nice kervanlar geçer yolumun ökçesinden
nice baharlar göçer ömrümün bahçesinden
şu deli gönlümü ummana salsam
düz giden gemiler şaşar, güverte rotasından...
eğer birgün sizi hayallerinizden mahrum etmek isteyen olursa,
o'nu, karanlığın koynuna atın ve göğün dallarına uzanın.
kucaklarınızın doluncusu bolca yıldız toplayın.
gün gelecek mavi gök yurdunuz, ay ve yıldızlar bakışaçınız olacaktır.
hem günüm, hem gecemsin, gerdanı al çiçeğim
kirpiğin göğe değer, güy nakşın, dilber böceğim
aklım alık, fikrim dalık, bilmem nerde, niceyim
bal dudakta üşümüşem, al koynuna gökçeğim.
aynı keçer her bir günüm gecem de, gündüzüm de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!