Bak uyanmış herkes,
Gülüşünün sabahında.
Sana bakarım kerpiç duvarlı, ahşap evin penceresinden.
Bir yel eser,
Yusufcuklar kanatlanır,
İğde kokusu koparırım rüzgârın yelesinden...
Gidenler buluttu, kalktılar göz ağartısından,
Gökler ağladı, ormanlar uğuldadı yankısından.
Yanmamıştı kimseler böyle bir aşk harından,
Gidenler turna katarıydı dönmedi yurdundan.
İnsan kalbinde ne taşıyorsa,
Giderken yanında bir tek onu görür.
Gözlerin, cennetten akan pınar,
Başın, güneşi taç eyler.
Ööf desen cihan yanar,
Tutuşur mavi gökler,
Kül olur gönlümün isfehanı.
Bu elden gidersen eğer ;
Bu dünya ocağında pişmedi yürek aşım
Dikeni gül eyledim, gülmedi öksüz başım
Kırgın değilim haşa, helaldir ekmek, aşım
Vefay-ı ikrar için gelmiştim, gidiyorum
git !!
bende, sana ait ne varsa ateş-i hicran, sen yok
farzet içim gayya çukuruydu yandım-söndüm.
benim dünyamda artık bir mezartaşın bile yok,
seni, ölümün göz ile yaş y/arasına gömdüm.
gitme ;
gidersen, şafaklar tutuşur, gün ikiye bölünür
menekşeler üşür, asûmanın rengi siyaha dönüşür,
bulutlar kanadında gözyaşı taşır, mevsimin al'ı çöle dönüşür.
gidersen ;
okyanuslar taşar, gece ölü şiirler doğurur,
Nasıl anlatayım bilmem ki
Firûze mavisi matemi...
Güneş karlı dağlar arkasına, acı yüreğe düştü.
Yansa da içim, gözler bulut
Ocak ayazı şimşek koparır hıçkırıklarımdan
Ben hiç büyümedim ki
Git !!
Git ne olur, git...
Gitmenin vakti gelmişken,
Daha fazla kırmadan,
İçimdeki ateş sönmeden
Git...
kimliksiz bir gurur taşırken omuzlarımda
fecirler sökerken asüde huylu nefesimde,
sadrıma yuvalanmış kanadı kırık kuş uçmuşken,
boy aynaları hüznünden çatlamışken,
her gece yeni bir ayrılık doğururken arsız geceler
şiir şiir sönerken aşk alevleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!