gitme ;
gidersen, şafaklar tutuşur, gün ikiye bölünür
menekşeler üşür, asûmanın rengi siyaha dönüşür,
bulutlar kanadında gözyaşı taşır, mevsimin al'ı çöle dönüşür.
gidersen ;
okyanuslar taşar, gece ölü şiirler doğurur,
Nasıl anlatayım bilmem ki
Firûze mavisi matemi...
Güneş karlı dağlar arkasına, acı yüreğe düştü.
Yansa da içim, gözler bulut
Ocak ayazı şimşek koparır hıçkırıklarımdan
Ben hiç büyümedim ki
Git !!
Git ne olur, git...
Gitmenin vakti gelmişken,
Daha fazla kırmadan,
İçimdeki ateş sönmeden
Git...
kimliksiz bir gurur taşırken omuzlarımda
fecirler sökerken asüde huylu nefesimde,
sadrıma yuvalanmış kanadı kırık kuş uçmuşken,
boy aynaları hüznünden çatlamışken,
her gece yeni bir ayrılık doğururken arsız geceler
şiir şiir sönerken aşk alevleri,
Ölümün de yaşamın bir parçası olduğunu gittiğin gün öğrendim...
Nazların nergis yeşiliydi deli
Bahar gelmez oldu gittin gideli
Bir düş kırığı, bir seher yeli
Kuşlar uçmaz oldu gittin gideli
Dağları üstüme yıkıp gittin ya bundan sonra kıblen yüreğim olsun yüreğim olsun...
gece şiire sancı çekerken,
sana kuşlar uçururum göğüs kafesimden.
gittiği yönü söylese kuşlar,
gök iner denizle sevişir,
İstanbul aşk doğurur,
akrep gözünde,
Uzletim hasretin kara deminde
İçim paramparça can kementinde
Dikenli çalıda solan bir gülüm
Dövünür gururum yâr sementinde
Daha göremeden çiçek burcunu
Kışlara inat kanat çırpan kuşlar gibisin
Aklı yitik sularla akan gizemli bir kızsın
Ey gözünde kaybolduğum gönül çerağı
Dilim ozanca, ölüm aşıkça böyle bilesin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!