Benim hakkım değil iki üç sözcükle,
hunharca öldürülen kadını anlatmak.
Daha dün baharken,
bugün kanlı ceset toprağa düşmek.
Bir kahpe kanlı elin pençeşinde ölmek.
Ölür hayallerin,
ovada dizgin tutmayan, asi atlar gibi kendi başına buyruk kadınları sevin.
onlar istediği şevkatı bulunca sakinleşirler.
mutlu olunca papatya sarısı, güven hissedince bal arısı olurlar.
onlar için güven duygusu aşkın en şiddetlisi, en kıvamlı halidir.
seven bir kadın sevgisi ile sana sarılırsa, hisleri ile hareket ederse,
seni kolları arasına aldığında göğüs kafesinin kemikleri kırılıncaya kadar sıkar, bırakmaz.
ben bu aşka yenik düştüm
kapına geldim, diz çöktüm
İnsaf et
eyy
kahır gülü...
hangi mısrada öldürdün, hani mezarım nerde
seni benim kadar kim sevdi bu kahpe devirde.
Hangi mısrada öldürdün, hani mezarım nerde
Seni benim kadar kim sevdi bu kahpe devirde...
iki dörtlük bir de dem'lik, uzanır güneşi tutarız
vururuz kalemi yaraya, zehr-i şarabın içeriz
süzülür meşe gözler, mechülde hüzün biçeriz
vuslatı muhal özlemin, sevdikçe kahr içeriz.
gece ağarır, yara sağalır, kar düşer dağlara
fendi, ilmi, çaldı bizden kılıcı, örsü
koparmış tasmayı, üzengi, örkü
dört koldan saldırır gavurun sülbü
yine de yıldıramaz kahraman Türk'ü...
Benimkisi de içime kazdığım mezarlığı kahve kokusuyla güzelleştirmek....
türkülerimiz vardı acılarla harmanlardık
hep aynı nakaratın altında gül budardık
bir lokma sevdaydı zehr etti felek
telaşlı kuşlar gibi, her sözü nemrut
bir veda busesi, bir ıslak mendil, kalakaldık...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!