ne seherde yel oldum, ne dergahta hakir
bir şümul cihan ki içi boş, emr-i hak vaki.
ne meyde kekremsi, ne meyhanede saki
okunmuş bir katre şiirim, emr-i hak baki
Ben hep sana yasağım.
Şu felakete bak,
Düşmüşüm bir zalimin pençesine,
Halbuki aynı ateşin külleriydik.
Gökyüzü karardı, bulutlar yaman.
Ya ben bu sevdada boğulursam,
Yüreği kamburlu koca bir dağdım
Gülcemalen takıldı göç etti aklım
Matem evi gibi geceye aktım
Bir katre yarasın düştün dilime
Dîvânda secdesin bin amelime
"Bana şiir gibi bakma" dedim,
"Sen benim yaşam sebebimsin, gidecek yerim mi var" dedi...
Tuttum ellerinden bir kere daha öptüm...
Geçmişinizden ve acılarınızdan kaçmayın.
Hiçbir şey kazandırmazsa, mutlaka sizi şair yapar.
Bu nedenle acılarınızı sevin,
Yaralarınızı her şiirden sonra bir kez, bir kez daha öpün.
Ömür kokulum,
Gözlerimi çalan süryani,
Bir kıymık sen yetmez bana.
Seninle dinlemek isterim türküleri,
Seninle görmeliyim rüyalarımı,
Hayat denen muammada
Meyletmem dünyanın varidatına
Uzatsam elimi boşa geliyor
Bağladım gönlümü bir gözyaşına
Bir kızıl goncada yaşa geliyor
Daha çözemeden yürek derdimi
kanımı emmek için yaptığınız betonarmeleriniz üzerime yıkıldı,
günlerce aç kaldım, susuz kaldım
dayandım, direndim, bilendim..
yüzü isli, elleri nasırlı, bir lokma ekmek davasına hayatını satan madenci el uzattı,
bir enkaz altından daha sağ çıktım.
sevinin
Bir yanım umuttur, bir yanım mizan
Okyanus damlası tartar her zaman
Ne zaman bir kuble destan okusam
Gülüşün ömrümden içer bir fincan
Her yağmur yağdığında birlikte ağladığımız günü hatırla,
ve Nazım'dan bir şiir oku...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!