Adımı sorsalar,
Düşünmeden cevap veremiyorum.
Güzel olan ne varsa,
Unuttum, hatırlayamıyorum.
Zaten gel-git akıllı idim,
İçimde ki vadi kana bulanmış.
Önce gözümden, sonra ise,
Yüreğimde ki engin uçurumlardan,
Ruhumun ve bedenimin,
Tüm duvarlarına, çarpa çarpa,
Düşerek can verdin işte.
Ömrümü yazdım mumlar ve gözyaşlarıyla,
Yastık kılıflarım ve perdelerim var benim,
Doldurdum bazalara, kilitli dolaplarıma,
Üstünde yattığım kütüphanelerim var benim.
Bunca eserde tek bir kalem izi yoktur,
Hala penceremin önüne kuşlar konuyorsa,
Kumrular çalı çırpı ile yuva yapıyorsa,
Varlığımı hisseden birileri temaşa ile bakıyorsa,
Yazılmayı bekleyen hikayelerim var benim.
Sebepsiz yere bir gece telefonum çalıyorsa,
Sırtımı yoklama gayrı felek.
Yenildim işte kabul ediyorum.
Bu kez mecalim de yok dikilecek.
Ne hikmetse, kalkmakta istemiyorum.
Sayısını unuttum yediğim tuşların.
Dua da yoktur dilimde beddua da,
Yüreğim vardır bir tek yanıp sönen,
Hayrında büyüğü içimde, bela da,
Bir karar vardır göklerden inen.
Dil ile ikrar da olmadı hiç hevesim,
Bak çakmağı yaktım yine tüm anıların altına,
Tatmin etmezse ışığı, dumanını karşıdan seyret diye,
Ne bir el verdi, üzerime yıktığın her vebal bana,
Ne coşkun ırmaklar gibi, engel olabildim kendime,
Oyun bitti, perde kapandı bende, sahnen senin olsun,
AŞK bende ki yürekte başka yaşanır.
Öyle ders almak falan yoktur kitabımda.
Tutku ile ritim bulur, yüreğimde öyle çalışır,
Benim gönlümün zaafı var AŞKa.
Benim AŞKım;
Kendimle olan savaşımda,
Çarmıh gibi dardayım,
Heba olmuş sevdalarım,
Sevdalıktan zarardayım.
Canıma can bildim canını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!