Rüzgârlar omuzlar mı bu dilsiz yükü?
Taşır mı ufuktan ufuğa, yedi iklim dört bucağa;
Yüreğimin surlarını zorlayan bu devasa sızıyı?
İçimde bir yangın var;
Söylenmedikçe harlanan, dünyalara sığmayan,
Yılların yorgunluğunu sırtlanmış bir sessizlikte,
Kendi sesimden başka yoldaşım kalmadı artık.
Rüzgâr ne yana eserse essin içimdeki o sızıyla,
Köklerim toprağa değil, direnmeye bağlı benim.
Patikalarım çetrefilli, yokuşlarım diz boyu bir sabır,
SEVDANIN ÖZÜ
Lisanın yüküdür sahte o sözler,
Kalbe dokunmayan sevda yalandır.
Sadece dildeyse, solar o izler,
Yürekte yanmayan, boş bir talandır.
Sevgisin sevdasına yandığım,
Gözlerinin karasına kaybolduğum,
Güzel gülüşüne kurban olduğum,
Sen, kendim gibi sevdiğimsin sevdiğim
Yüreğimde yanan aşkın korudur,
Yüreği umman gibi, sonsuz sevgiyle taşmış,
Güneş ondan doğar da, nûru dünyaya yaymış.
Bakışındaki ateş, en sert buzu eritmiş,
Gönlümün sarayına, bir sultan gibi yetmiş.
Öyle bir sıcaklık ki, kış ortası yaz olur,
Bir insan için ölüm nedir ki?
Tek başına, sevdiğini mutlu edemeden gitmek…
Gerçekten bu kadar basit midir her şey?
Ardında kalbinin yarısını bırakmak…
Seven için yıkımdır, güneşin batması,
Sevmek…
Yanın da olduğunu bilmek,
Onsuz nefes alamamak,narına yanmaktır.
Sevmek
Canında can,
Yolunda kilim gibi serildiğin,
Sevmek neydi?
Bir şehri sırf o içinde yürüyor diye kutsamaktı,
Basılan toprakta onun izini sürmek,
Ve kalabalıkların ortasında, sadece bir nefesin sesini
Dünyanın en berrak tınısı saymaktı.
Bana bak bana, belki yarın bakar da göremezsin,
Ararsın cevap alamazsın, ararda bulamazsın...
Belki bir parça payın vardır bu sitemde,
Gönlün feryat eder belki sessiz sessiz derinde.
Belki de yorgunsun, bir başına hayatın yüküyle,
Bir nefes almak istersin belki de benimle.
Fırtına dindi bak, duruldu sular
Sen benim en durgun, son limanımsın.
Gönlümde son buldu eski korkular
Sen benim sığındığım, can imanımsın.
Dünyanın yükünü kapıda koydum




-
Murat Ülkü
Tüm YorumlarMuhteşem şiirler, kalemimiz kavi olsun, yüreğiniz dert görmesin hocam...