Yıkık bir geçmişin gölgesinde kalmak istemedim,
Zamanın zincirini kırdım, her dem silkelenip kalktım.
Eski yükü, omuzlarımdan akan bir nehir sandım,
Elimde olanlarla mutlu olmayı yeniden yarattım.
Yolum uzundu, virajlıydı, sarp dağları vardı,
Fakat ben yarına, yeni bir hayat kurmak için vardım...
Gece zifiri karanlığı çöktüğünde usulca,
Hüzün çöker, bir karabasan gibi yüreğime.
Sensizlik, damla damla demlenir benliğimde,
Hayalinle avunur bu ıssız, yetim yalnızlığım.
Sessizliğin nabzında kaybolan hatıralar,
Sen benım nurum,gecemi aydinlatan.
Tam bitti derken,gülüşü ile yaşama baglayan.
Varlığı ile siyah ,beyaz hayatıma renk katan
Sen Gönlümün efendisi,küçük sevdam.
Sabahi olmayan gecelerime,gün gibi doğan.
GÖZLERİN HAYKIRIYOR...
Yorgunsun biliyorum, dizlerin titrer,
Gönlüne sığmayan bir sızı gizler.
Yükün dağdan ağır, menzilin keder,
Dilin sussa bile, gözlerin söyler.
Sessiz çığlıklarım saklı içim de,
Kabuk tutmaz kanayan yaralarım,
Temmuz sıcağında üşüyen hayallerim,
Güldüğüme bakmayın benim…
Ekmeksiz ,aşsız kaldığım
Günaydın sabahı aydınlatan cennetim
Günaydın dünüm, yarınım
Sol yanımın en kıymetlisi
Sevdiğim, sevdiceğim
Sabaha seninle uyanmak
GURBETİN YÜKÜ
1993’te düştü yolum,
Kader, elimi tutup bilinmez bir kapıya itti.
Arkamda tozlu bir köy yolu ve tanıdık sesler,
Önümde yabancı diller, yabancı yüzler,
Hasrete zincir, pranga vurulmaz,
Vurulsa da gün gelir, kırılır o zincirler.
İnsanı en çok, en sessiz anlarında
Bir isim, bir nefes, bir gülüş deler geçer.
Gecenin zifiri karanlığına sığınsan da,
HASRETİN KİTABI
Özlemeyi senden çok önce bildim,
Yollara bakarak yaşımı sildim.
Hasretin bağrında bin kez dirildim,
Ben bu zorlu yola baş koyup geldim.
Hasret nöbeti
Gecenin karası çökerken yavaş,
Yine sen varsın bu sessizliğin tam ortasında.
Yüreğime iner bir acı, yavaş yavaş,
Sen yoksun diye, hiç dinmez bu sızı.




-
Murat Ülkü
Tüm YorumlarMuhteşem şiirler, kalemimiz kavi olsun, yüreğiniz dert görmesin hocam...