... yüksek dağların ve ormanın ortasında bir vadi.. gündüz çiseleyen yağmur eşliğinde yürümek, karanlık çöktüğünde vadinin üzerine inen sis, ahşap evlerin yanan sarı ışıkları, bayırdan aşağı yuvarlanan çocuklar ve sesleri, kamp ateşi etrafında gülmeler, eğlenceler.. bir süre sonra çayımı alıp, vadinin tamamını yukardan görebilecek bir bankta oturup uzaktan seyretmek tüm o cümbüşü.. ve kendimle baş başa kalışım..
üç günlük bir masal, kalbimde sonsuz bir ân bıraktı..
selâm güzel insan.. ve de selâm güzelliğinin hakkını veremediğim insan.. selâmımın seneyi devriyesini de geçirmişim zaten üç yıl kadar.. iknâ edici nasıl bir izâhı olabilir bunun; ne desem eğreti, ne anlatsam bahane ve ben de bu tatsız durumdan kurtarmak için kendimi geçiyorum efendim bu girizgâhı.. ne diyordum, hah "sen espiri yaptığında kravat takasım geliyor" sözün geldi aklıma da, güldüm yine.. "şair burda ne demek istemiştir" diye danıştım bilir kişiye; bende yarattığı hissiyattan farklı anlamlar yükledi, ara bozucu bir kaç lâf etti ama fırsat vermedim daha fazlasına "hadi ordan " dedim, "sen ne anlarsın ki zaten ruhların tanış olmasından yükselen, görülemeyen ama hissedilen o kucaklayıcı hâlin her şeyi anlamlı ve mâkul kılmasından.. " hakedene haddini bildirmiş olmanın haklı gururu ile dolup taştıktan sonra "peki, neden?" dedim "neden aklıma gelenin ben de aklına düşmeyeyim ki" lâfı bu kadar uzatmamın tek nedeni de buydu aslında, aklına düşürmek kendimi..
başardım mı?
dedi ki:
hem de nasıl.. mesajı açmadan daha okumadan sen olduğunu anlamak beni çok şaşırttı ve gözlerimden yaş geldi.. çok garip değil mi? öyle derinden hissettim ki sevgini, bilemezsin.. beni çok mutlu ettin.. hoş geldin, safalar getirdin..
... Kasım ayının soğuk sever bir evlâdı olarak, gelmekte olan - miskin olmak dışında başka seçenek sunmayan sıcaklığıyla üzerime üzerime gelmekte olan - yaz ayları için beslediğim/dile getirmek istediğim en derin duygularımın en şiirsel ifâdesi..
"... öfkem tükendi.
tanrıcıklarım hepinizi affettim..
cenge, ispata, korkuya, koşuşa değil;
ışıl ışıl bir arayışla
ben ancak keşfe ve şehâdete geldim.. "
... sevgili kendim,
çabana sağlık..
... kırıl
ama eğilme..
... olur öyle çiçeğim,
üzerler, kırarlar;
dünyadayız..
... bizi biz büyüttük..
... yüksek dağların ve ormanın ortasında bir vadi..
gündüz çiseleyen yağmur eşliğinde yürümek,
karanlık çöktüğünde vadinin üzerine inen sis,
ahşap evlerin yanan sarı ışıkları,
bayırdan aşağı yuvarlanan çocuklar ve sesleri,
kamp ateşi etrafında gülmeler, eğlenceler..
bir süre sonra çayımı alıp,
vadinin tamamını yukardan görebilecek bir bankta oturup
uzaktan seyretmek tüm o cümbüşü..
ve kendimle baş başa kalışım..
üç günlük bir masal,
kalbimde sonsuz bir ân bıraktı..
... tezâtlar yekûnü..
.. dedim ki :
selâm güzel insan..
ve de selâm güzelliğinin hakkını veremediğim insan..
selâmımın seneyi devriyesini de geçirmişim zaten üç yıl kadar..
iknâ edici nasıl bir izâhı olabilir bunun;
ne desem eğreti, ne anlatsam bahane ve ben de bu tatsız durumdan kurtarmak için kendimi
geçiyorum efendim bu girizgâhı..
ne diyordum, hah
"sen espiri yaptığında kravat takasım geliyor" sözün geldi aklıma da, güldüm yine..
"şair burda ne demek istemiştir" diye danıştım bilir kişiye;
bende yarattığı hissiyattan farklı anlamlar yükledi,
ara bozucu bir kaç lâf etti ama fırsat vermedim daha fazlasına
"hadi ordan " dedim,
"sen ne anlarsın ki zaten
ruhların tanış olmasından yükselen, görülemeyen ama hissedilen o kucaklayıcı hâlin
her şeyi anlamlı ve mâkul kılmasından.. "
hakedene haddini bildirmiş olmanın haklı gururu ile dolup taştıktan sonra
"peki, neden?" dedim
"neden aklıma gelenin ben de aklına düşmeyeyim ki"
lâfı bu kadar uzatmamın tek nedeni de buydu aslında,
aklına düşürmek kendimi..
başardım mı?
dedi ki:
hem de nasıl..
mesajı açmadan daha okumadan sen olduğunu anlamak beni çok şaşırttı ve gözlerimden yaş geldi..
çok garip değil mi?
öyle derinden hissettim ki sevgini, bilemezsin..
beni çok mutlu ettin..
hoş geldin, safalar getirdin..
...
... Kasım ayının soğuk sever bir evlâdı olarak,
gelmekte olan
- miskin olmak dışında
başka seçenek sunmayan sıcaklığıyla
üzerime üzerime gelmekte olan -
yaz ayları için
beslediğim/dile getirmek istediğim
en derin duygularımın
en şiirsel ifâdesi..