+ tam da utanç içerisinde olmam gerektiğine dair bazı hissel varsayımlarımın pençesinde paradoksal çıkarımlar yaparken indirimden yeni aldığım beyaz gömleğime damlayan çay lekesini jeneriğini ezberletecek kadar çok reklam yatırımları olan hiçbir leke çıkarıcının çıkarmaya gücünün yetmeyecek olması ihtimali ile kahrolduğum sırada soğuyan ve bir daha ısıtma imkanlarından mahrum olduğum çayımın üzüntüsü ile dizlerim üzerine çöküp gözlerimi en uzak mesafeye sabitleyip neden tüm bunların benim başıma geldiği ile ilgili bir vicdan muhasebesi yapar haldeyim..
... herkes hâlini tarif edecek en nâdîde sözcükleri ipe inci dizer gibi sıralarken peş peşe; ben, çiçekler arasında eğreti duran yabani ot gibi çalı çırpı gibi çaysadım yazmışım..
... bir iç savaşın ortasındayken bile ringte son raundunu yaşayan bir boksör gibi rakibini köşeye sıkıştırmış haldeyken bile, karşımdaki o ayna artık bana kendimi göstermesine tahammül edemediğim o ayna, onu parçalamak için kendi sûretimi tuzla buz etmek için yumruğumu kaldırdığım anda bile
durup,
aynayı silip parlatacağıma ve yerime hiç şikâyetsiz, sükûnetle oturacağıma o kadar eminim ki..
hem de.. şu; her daim elinde çiçek, kucağında kitap uzaklara dalmış varoluşsal sancılarını aforizmalı cümlelerle yoğurup dünyanın en önemli keşfini yapmış tavrını elbise diye üzerine giyinen yollardan hep bir göz uman hüzünlü pozların bilindik yüzü o melankolik profil imajıma zarar verme pahasına..
evet itiraf edeceğim ... .. yani ederim işte bir ara..
... açılın, bir boş işler müdürü olarak söyleyeceklerim var.. uğraşlarına bir miktar değer atfedenler buna "hobi" demeyi de tercih ediyorlar ama babamın bana mütemâdiyen "yine hangi boş iş peşindesin " demesinden sebep yaptıklarım tabii ki boş iştir.. hanginiz babasının bir konuda verdiği hükmü değiştirebilir ki.. olsun.. canım babam.. zerre faydası olmayan boş işlerim çok.. ama en sonuçsuz boş iş ne derseniz, netteki din ve ideoloji ekseninde dönen gündelik tartışmalardır derim.. "tarafımı belli etmeliyim" telâşı ile klavyeye abandığım günlerde bir tırtıl ya da bir kaldırım çiçeği olsaydım keşke diyorum.. hiç değilse ekosisteme biraz faydam dokunurdu.. bir de insan tek bir boş işle de ömür tüketmemeli.. boş işlerini de çeşitlendirmeli, renklendirmeli; o boşluk hâlini daha konforlu ve mâkul bir seviyede yaşayabilmeli.. en önemlisi de sahiplenmeli ve onurunu korumalı o bomboş işlerinin.. bu boş işlerin en kötü yanı ise boş vermeye gelmeyişleri.. siz hep çok ciddi ve hayâtî işlerle uğraştığınız için boş bir işin ne kadar emek ve zaman tükettiğini de bilmiyorsunuzdur tabii.. olsun, öğrenirsiniz.. bir de "boş yapmak" mevzusu var "boş işler" le karıştırılan.. o farklı bir uzmanlık alanı, o konuda bir yetkinliğim olmadığı için boş sorularla darlamayınız beni efendim..
.. - nasılsın?
+ tam da utanç içerisinde olmam gerektiğine dair bazı hissel varsayımlarımın pençesinde paradoksal çıkarımlar yaparken indirimden yeni aldığım beyaz gömleğime damlayan çay lekesini jeneriğini ezberletecek kadar çok reklam yatırımları olan hiçbir leke çıkarıcının çıkarmaya gücünün yetmeyecek olması ihtimali ile kahrolduğum sırada soğuyan ve bir daha ısıtma imkanlarından mahrum olduğum çayımın üzüntüsü ile dizlerim üzerine çöküp gözlerimi en uzak mesafeye sabitleyip neden tüm bunların benim başıma geldiği ile ilgili bir vicdan muhasebesi yapar haldeyim..
- hı hı..
... herkes hâlini tarif edecek en nâdîde sözcükleri
ipe inci dizer gibi sıralarken peş peşe;
ben, çiçekler arasında eğreti duran yabani ot gibi
çalı çırpı gibi
çaysadım yazmışım..
biraz utanmam gerekiyor
galiba..
... bir iç savaşın ortasındayken bile
ringte son raundunu yaşayan bir boksör gibi
rakibini köşeye sıkıştırmış haldeyken bile,
karşımdaki o ayna
artık bana kendimi göstermesine tahammül edemediğim
o ayna,
onu parçalamak için
kendi sûretimi tuzla buz etmek için
yumruğumu kaldırdığım anda bile
durup,
aynayı silip parlatacağıma
ve yerime hiç şikâyetsiz,
sükûnetle oturacağıma
o kadar eminim ki..
... "Aynı sözcüklerle konuşuyoruz
ama bir türlü
aynı kavrama
aynı mânâyı
veremiyoruz. "
... evden uzak
yorgun
keyifli
ama çaysızım
çok çaysızım..
çaysızlık bir hâl midir?
evet, şiddetli bir yoksunluk hâlidir..
- nasılsın?
+ çaysızım..
bakınız, ne kadar anlaşılır bir hâl..
... abartılmayı en çok hakeden
bir şiirdir
ya da "devrimci bir eylem"..
belki de devrim dediğimiz biraz şiirdir..
gülümsemek belki de bir devrim şiiridir..
bilmiyorum..
ama muhakkak ki önemli bir şeydir..
ihmal etmeyiniz..
... hayır gerekmiyor, ama etmek istiyorum..
hem de.. şu; her daim elinde çiçek, kucağında kitap
uzaklara dalmış
varoluşsal sancılarını aforizmalı cümlelerle yoğurup
dünyanın en önemli keşfini yapmış tavrını elbise diye üzerine giyinen
yollardan hep bir göz uman
hüzünlü pozların bilindik yüzü
o melankolik profil imajıma
zarar verme pahasına..
evet itiraf edeceğim
...
..
yani
ederim işte
bir ara..
kaçmıyoruz ya..
... - baba, nasılsın?
- iyiyim şükür..
sen iyiysen, daha iyi olurum ama..
... açılın,
bir boş işler müdürü olarak söyleyeceklerim var..
uğraşlarına bir miktar değer atfedenler buna "hobi" demeyi de tercih ediyorlar ama
babamın bana mütemâdiyen "yine hangi boş iş peşindesin " demesinden sebep yaptıklarım tabii ki boş iştir.. hanginiz babasının bir konuda verdiği hükmü değiştirebilir ki.. olsun.. canım babam..
zerre faydası olmayan boş işlerim çok.. ama en sonuçsuz boş iş ne derseniz, netteki din ve ideoloji ekseninde dönen gündelik tartışmalardır derim.. "tarafımı belli etmeliyim" telâşı ile klavyeye abandığım günlerde bir tırtıl ya da bir kaldırım çiçeği olsaydım keşke diyorum.. hiç değilse ekosisteme biraz faydam dokunurdu..
bir de insan tek bir boş işle de ömür tüketmemeli..
boş işlerini de çeşitlendirmeli, renklendirmeli;
o boşluk hâlini daha konforlu ve mâkul bir seviyede yaşayabilmeli.. en önemlisi de sahiplenmeli ve onurunu korumalı o bomboş işlerinin..
bu boş işlerin en kötü yanı ise boş vermeye gelmeyişleri..
siz hep çok ciddi ve hayâtî işlerle uğraştığınız için boş bir işin ne kadar emek ve zaman tükettiğini de bilmiyorsunuzdur tabii.. olsun, öğrenirsiniz..
bir de "boş yapmak" mevzusu var "boş işler" le karıştırılan..
o farklı bir uzmanlık alanı, o konuda bir yetkinliğim olmadığı için boş sorularla darlamayınız beni efendim..
evet söyleyeceklerim bu kadar,
dağılabilirsiniz..
... çiçek açmış
bahçemdeki limon ağacı..