... on birde biten pilime rağmen gecenin sessizliğinde kendimle baş başa kalışımı biraz daha uzatmak için açık tutmaya çalıştığım gözlerime her gece yeniden verdiğim aynı söz.
... "biz işte o ânların içinde varlığımızın imtihanını geçiririz. o ânlarımızın içinde varız veyahut yokuz. şahsiyetimiz orada bütünleşir ve tam dolgunluğu içinde zıtlıkları karşılar.
... temmuz sıcağı koltukta oturulmuyor. yere, halının üzerine bağdaş kurmuş elimdeki kitabı anlamaya çalışırken balkonun açık kapısından içeri giren rüzgârın tülü havalandırmasıyla tüm dikkatim dağıldı.
rüzgâr esti. tül havalandı ve ben tam bir sene önceki bir ânın içinde buldum kendimi.
yine temmuz ve sıcak. ben yine elimde kitap yerdeyim. oda aynı. halı aynı. tül aynı. rüzgâr aynı. birbirine bu kadar benzer iki ânın ortasında hayret hâlindeyken o soru geldi takıldı kalbimin çengeline.
peki ben? ne kadar aynıyım on iki ay önceki kendimle.
ne kadar eksildim, ne kadar arttırdım kendimden. ne kadarım zâyi oldu, ne kadarıma rastladım bu iki ân arasında.
... on birde biten pilime rağmen
gecenin sessizliğinde kendimle baş başa kalışımı
biraz daha uzatmak için
açık tutmaya çalıştığım gözlerime
her gece yeniden verdiğim
aynı söz.
hı hı
evet evet
bu gece son.
... "biz işte o ânların içinde
varlığımızın imtihanını geçiririz.
o ânlarımızın içinde varız veyahut yokuz.
şahsiyetimiz orada bütünleşir ve tam dolgunluğu içinde zıtlıkları karşılar.
sürüklenirsek hiçiz, dayanırsak varız.
çünkü saman çöpü değiliz. "
... "ben o öfkeyle
sekiz köy yakardım
ama sessizce evime gittim.
bu, büyümektir. "
... siz iki kırılgan kelime,
durmayın yan yana böyle.
yapmayın.
paramparça ederler sizi.
... bazen
zıkkımın kökü.
... temmuz sıcağı koltukta oturulmuyor.
yere, halının üzerine bağdaş kurmuş
elimdeki kitabı anlamaya çalışırken
balkonun açık kapısından içeri giren rüzgârın
tülü havalandırmasıyla tüm dikkatim dağıldı.
rüzgâr esti. tül havalandı ve ben tam bir sene önceki
bir ânın içinde buldum kendimi.
yine temmuz ve sıcak.
ben yine elimde kitap yerdeyim.
oda aynı. halı aynı. tül aynı. rüzgâr aynı.
birbirine bu kadar benzer iki ânın ortasında hayret hâlindeyken
o soru geldi takıldı kalbimin çengeline.
peki ben?
ne kadar aynıyım on iki ay önceki kendimle.
ne kadar eksildim, ne kadar arttırdım kendimden.
ne kadarım zâyi oldu,
ne kadarıma rastladım bu iki ân arasında.
içimdeki rüzgâr
aynı rüzgâr mı
hâlâ?
... ya içimdeki vitrin devrilirse.
... "görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki.
bundan sonra
hayatımın bütün bunlara
yetişmeyeceğinden korkuyorum."
... bunca kalabalık arasında
bunca tenhâ.